Ana içeriğe atla

Rezonansın Gücü

Tacoma Köprüsü'nün yıkılışıYapı Malzemeleri dersine giren hocamız bize dersi belgesel ağırlıklı anlatırdı. Artık bunu kolaylık olsun diye mi yoksa dersi interaktif anlatabilmek için mi yapardı, bilemiyorum. Arka taraflara geçince bir güzel şekerleme yapılırdı. :-)) Sakın yanlış anlaşılmasın en sevdiğim program türüdür belgeseller. Hatta Discovery Channel'ın şifresini kırmak için neler çektim neler! Alanım olduğu için en çok sevdiğim belgesel türü de inşaat yapıları ile ilgili olanlardır. Ama hocamız kiremitin bile belgeselini izlettirmeye kalkınca insan ister istemez sıkılıyordu.

Yine bir ders ve biz yine bir belgesel izliyoruz. Belgeselde rezonanstan bahsediyor. Birinci sınıfta öğrenmiştim ama gerçekten neler yapabileceğini bilmiyordum.

Bu Konu Da Nerden Çıktı


Geçenlerde YouTube'ta gezinirken gördüğüm bir video üzerine bu konuyu yazmak istedim. Ama videoyu kuru kuru paylaşmak yerine hem rezonansın ne olduğunu açıklamak istedim hem de belgeselli bir dersin nasıl geçtiğini anlatmak istedim. Videoyu kesinlikle izleyin!


Rezonans Nedir?


Periyodik bir kuvvetin etkisi altında olan sistemler düzgün salınımlar yapmaya başlar. Eğer bu salınımın frekansı sistemin frekansı ile aynı değere ulaşırsa, sistem sonsuz bir salınıma girer ve bozuluncaya kadar salınım yapar.

Peki Bu Rezonans Kendini İnşaat Yapılarında Nasıl Gösterir?


Rezonansın en çok tehdit ettiği yapılar köprülerdir. Özellikle de asma köprüler. Köprüyü rezonansa sokacak dış kuvvetler; rüzgar, periyodik titreşimler, depremdir. Köprüden geçen araçların bu tür bir etki yapması neredeyse olanaksızdır. Köprüler baş belası olan rüzgar yükünü bertaraf etmek için çeşitli tasarımlarda yapılırlar. Bu tasarımlarda ana düşünce köprünün rüzgar ile minumum etkileşime girmesidir. Ama tek dert rüzgar değildir. Koca köprü uygun adımda yürüyen bir tabur askerin yarattığı titreşim ile de rezonansa girebilir. Yeterki frekansları tutsun.

Buna en güzel örnek Boğaziçi Köprüsü'dür. İlk açıldığında yaya trafiğine de açık olması planlanmıştı. Ama daha ilk günde bir çok insanın köprüye hücum etmesi ile farkında olunmadan düzenli titreşimler oluşmuş ve köprü rezonans tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Bu yüzden de yaya trafiğine kapatılmıştır.

Dünya da rezonansa girmiş ve yıkılmış en büyük köprülerden biri olan Tacoma köprüsü bu yüzden yıkılmıştır. Yazımı bu köprünün videosu ile sonlandırıyorum, videoyu kesinlikle izleyin. Böylece rezonansın ne kadar tehlikeli olduğunu göreceksiniz.

Yorumlar

  1. arkadaşım bak!!! hem discovery channel ın şifresini kırmak için uğraşmışsın yani yasal olmayan bi iş yapmışsın hem derste şekerlemeden falan bahsediyosun öğrenci kardşelerimizi dersi takmamaya davet ediyosun hemde kalkmışsın bunları ballandıra ballandıra anlatıyosun olcak şey değil şaştım kaldım...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Küfür ve hakaret içeren yorumları sevmiyor, Türkçe'nin doğru kullanıldığı yorumları ise çok seviyoruz.

HTML: <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
Uyarı: URL adresi belirtirken lütfen başına http:// protokolünü koymayı unutmayın!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sabit Diskinizde 60 GB Yer Açmak İster misiniz?

Windows XP ile hayatımıza giren Sistem Geri Yükleme aracı bazı durumlarda hayat kurtarıcı olsa da kişisel deneyimlerimden yola çıkarak, fazla güvenmememiz gerektiğini öğrendiğim bu araç sabit diskinizin boyutuna bağlı olarak gerektiğinden fazla iştahlı olabiliyor.

Windows XP ve Windows 7 işletim sistemi kullanıyorsanız Sistem Geri Yükleme aracının sabit diskinizde kullanacağı boyutu belirleyebiliyorsunuz. İş Windows Vista'ya geldiğinde kullanıcı arayüzü ile bu işi halletmeye imkan yok. Komut satırı ile değişiklik yapak gerekiyor.

Sabit diskiniz zamanla biriken sistem geri yükleme noktaları sebebiyle her geçen gün kan kaybeder. İşte bu noktada, sabit disk boyutunuza bağlı olarak eski geri yükleme noktalarını silip 60 GB'tan fazla yer açmanız mümkün. Sistem Geri Yükleme aracı sabit diskinizin %15'i kadar yeri kendine tahsis edebiliyor. Günümüzde kullanılan sabit disk boyutlarını düşündüğümüzde de 500 GB'lık bir sabit diskte 75 GB yeri -bazen- gereksiz yere heba etmiş oluyo…

Blogger Şablonunu Düzenleme (Güncellendi)

Yeni, yine, yeniden...

Sanırım bu sloganın ne anlama geldiğini biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için tekrarlarsam, bu sloganı Blogger İpuçları kategorisi altında yazdığım yazılarda başlangıç cümlemdir :-) Yaklaşık bir haftadır bir çok kişi bana "Yorum Gönder" butonunu nasıl değiştirdiğimi sorup durdu. Aslında cevabı çok basit; <img src=.../> etiketini kullanarak :-) İşlem bu kadar basit olmasına rağmen bir çok kişi bu ve bunun gibi basit işlemleri yapamıyor. Daha doğrusu sorun Blogger şablonunun XML olmasından kaynaklanıyor. Blogger şablonumuza baktığımızda herşeyin sunucularda barındırılan bir değişkene atandığını görüyoruz. Yani kimse şablununun kodları arasında "Yorum Gönder" ibaresini göremez! Onun yerine, <data:...> etiketi ile atanan değişkeni görür. Ancak değişken diyince akla garip garip ifadeler gelmesin, Google bu işi yaparken değişkenlere verdiği adlarda İngilizce anlamlarını verecek şekilde isimlendirme yapmış. Burda bahsi geçen "Yorum Gönde…