Ana içeriğe atla

Bir Elimde Facebook, Bir Elimde MSN...

Dün en güzel akşamlardan biriydi benim için. Yıllardır görmediğim ilkokul arkadaşımla konuştuk. Arkadaşımı bulmam da gevur icadı Facebook yardımcı oldu. Hayatım da ilk defa sosyal bir siteyi kullandım ve de işe yaradı. Bir kuşağın Yonja gibi sosyal sitelerde eridiğini gördüğüm için ilk defa duyduğumda Facebook'u da benzer kefeye koymuştum. Sonra Türkiye'de meşhur olduktan sonra baktım herkesin ağzında Facebook. Tabii daha fazla dayanamadım ve kayıt oldum. Meğer bu Facebook'un felsefesi çok farklıymış...


Bu aralar bir çok blog yazarı iyi veya kötü Facebook hakkında yazı yazıyor. Kimileri parladığı hızla söneceğini, kimileri ise sosyal sitelerde bir devrin başlangıcı olduğunu savunuyor. Ben ilk defa bir sosyal siteyi kullandığım için açıkcası tam da kıyas yapacak düzeyde değilim. Ama az çok çalışma mantıklarını bildiğim için Facebook'u da aynı kefeye koydum. Sonra bu Facebook'un amacının bir zamanlar görüştüğün insanları bulmak ve onlar tarafından bulunmak olduğunu farkedince işler değişti. Bir kere başta insanlar gerçek ad ve soyadları ile kayıt oluyorlar. Diğer sitelerdeki gibi takma isim felan kullanmıyorlar. Çünkü amaç bulunmak. Zaten kayıt olduktan sonra birer birer buluyorlar sizi, tabi siz de buluyorsunuz. Burda en büyük sorun arkadaşınızın soyadını hatırlayabilmek. Sitede bulunan bir çok ek özellik asıl amacından sapmasına neden olsa da önemli olan sizin amacınız. Ben sadece arkadaşımı bulmak istiyorum derseniz bir numara. Ama bir süre sonra yok hediye, yok bilmem ne grubu, vs... gibi şeyler işin içine girince benim gibilerin hoşuna gitmiyor. Benim için Facebook, Google arama motoru gibi birşey. Tanıdıklarınız bulabileceğiniz bir arama motoru. Her neyse Facebook benim için bu işe yarıyor. Dönelim dün akşama.

Facebook MSN Messenger'ın ekmeğine nerdeyse %90 yağ sürüyor. Diğer %10'luk kısımı da diğer anlık mesajlaşma programları alıyordur herhalde. Facebook'ta arkadaşımı bulduğum gibi mesaj yoluyla MSN adresimi verdim. Dedim ya ben bir kere bulmuşum arkadaşımı, Facebook için yolun sonu :-) Aradan bir kaç gün geçtikten sonra MSN'e girdiğini görünce zınk diye atladım tabi. İlk başlarda insan acaba konuşma tıkanır mı diye tedirgin oluyor. Çünkü yıllardır görüşmemişiz! Ama itiraf ediyorum ağzımız bir açıldı nerdeyse 3,5 - 4 saat susmadık. Üstelik arada duraksamalar en fazla 1-2 dakika. Herhalde konulara doğru yerde ve zamanında girdik, çünkü ipi kopan bir tesbihten düşen boncuklar gibi döküldü anılar. MSN'de de ilk defa bu kadar uzun konuştum. Ayrıca canım arkadaşım sayesinde başka birini daha buldum. Bu da benim için bir milat oldu. Anlayacağınız dün akşam çok güzeldi.

Benim işime çok yaradığı kesin, eğer sizde Facebook'u amacının dışına çıkmadan kullanırsanız eminim zamandan tasarruf edeceksiniz. Zaman diyip te geçmeyin bir çok kişi daha şimdiden Facebook'un zamanlarını çokça çaldığından şikayetçi.

Resmin kaynağı

Yorumlar

  1. İlkokul arkaşın bayandı galibe :p 4 saat konuştuğuna göre :)

    YanıtlaSil
  2. :-) öle. Ama kız arkadaşım felan sanma sakın.

    YanıtlaSil
  3. Yok ya asıl sen yanlış anlama takılıyorum öyle :)

    YanıtlaSil
  4. şimdide seksbook çıkmışş =)

    YanıtlaSil
  5. Ben daha üye olmadım facebooka..Gerek duymuyorum..

    YanıtlaSil
  6. Sonunda benimde kanıma girdiniz.Facebooka üye oldum ama beğenmedim ve fazlada bişey anlamadım..

    YanıtlaSil
  7. Eğer arkadaşlarını bulamazsan zaten bir işe yaramaz. Yani diğer sosyal siteler gibi tanımadığın insanlarla kaynaşalım yoluna gitmek için değil. Benim de mecburen içine girdiğim bir olay var. O da hali hazırda görüştüğün insanlar tarafından eklenmek. Yav bu sitenin amacı ne? senin amacın ne? Ben siteye ilk üye olduğumda bilerek bir kaç görüştüğüm arkadaşı eklemiştim ama deneme amaçlıydı. Galiba herkes benim gibi yapıyor :-)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Küfür ve hakaret içeren yorumları sevmiyor, Türkçe'nin doğru kullanıldığı yorumları ise çok seviyoruz.

HTML: <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
Uyarı: URL adresi belirtirken lütfen başına http:// protokolünü koymayı unutmayın!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sabit Diskinizde 60 GB Yer Açmak İster misiniz?

Windows XP ile hayatımıza giren Sistem Geri Yükleme aracı bazı durumlarda hayat kurtarıcı olsa da kişisel deneyimlerimden yola çıkarak, fazla güvenmememiz gerektiğini öğrendiğim bu araç sabit diskinizin boyutuna bağlı olarak gerektiğinden fazla iştahlı olabiliyor.

Windows XP ve Windows 7 işletim sistemi kullanıyorsanız Sistem Geri Yükleme aracının sabit diskinizde kullanacağı boyutu belirleyebiliyorsunuz. İş Windows Vista'ya geldiğinde kullanıcı arayüzü ile bu işi halletmeye imkan yok. Komut satırı ile değişiklik yapak gerekiyor.

Sabit diskiniz zamanla biriken sistem geri yükleme noktaları sebebiyle her geçen gün kan kaybeder. İşte bu noktada, sabit disk boyutunuza bağlı olarak eski geri yükleme noktalarını silip 60 GB'tan fazla yer açmanız mümkün. Sistem Geri Yükleme aracı sabit diskinizin %15'i kadar yeri kendine tahsis edebiliyor. Günümüzde kullanılan sabit disk boyutlarını düşündüğümüzde de 500 GB'lık bir sabit diskte 75 GB yeri -bazen- gereksiz yere heba etmiş oluyo…

Blogger Şablonunu Düzenleme (Güncellendi)

Yeni, yine, yeniden...

Sanırım bu sloganın ne anlama geldiğini biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için tekrarlarsam, bu sloganı Blogger İpuçları kategorisi altında yazdığım yazılarda başlangıç cümlemdir :-) Yaklaşık bir haftadır bir çok kişi bana "Yorum Gönder" butonunu nasıl değiştirdiğimi sorup durdu. Aslında cevabı çok basit; <img src=.../> etiketini kullanarak :-) İşlem bu kadar basit olmasına rağmen bir çok kişi bu ve bunun gibi basit işlemleri yapamıyor. Daha doğrusu sorun Blogger şablonunun XML olmasından kaynaklanıyor. Blogger şablonumuza baktığımızda herşeyin sunucularda barındırılan bir değişkene atandığını görüyoruz. Yani kimse şablununun kodları arasında "Yorum Gönder" ibaresini göremez! Onun yerine, <data:...> etiketi ile atanan değişkeni görür. Ancak değişken diyince akla garip garip ifadeler gelmesin, Google bu işi yaparken değişkenlere verdiği adlarda İngilizce anlamlarını verecek şekilde isimlendirme yapmış. Burda bahsi geçen "Yorum Gönde…