Ana içeriğe atla

Ayakkabıyla Eve Girilmez !

Yeterrr. İki binli yıllar ile bizleri esir alan dizilerde bu anlamsız davranışı görmekten ve de bunu çok doğal bir şeymiş gibi göstermelerinden gerçekten bıktım. Yahu dışarıda Osman amcanın balgamından tut da, bizim karabaşın dışkısına kadar binbir çeşit pislik var.

Bu dünya dışı davranışı yapan insanlar evlerinde yere uzanmıyorlar mı? Yoksa evi sadece otel olarak mı görüyorlar?

Beni bıraksanız akşama kadar soru soracağım. O yüzden ülkenin ve dünyanın nabzını yoklamak için mikrofonları Google'a uzatıyorum.
  • Eve neden ayakkabıyla girerler?
  • Why Americans wear shoes inside their house? - Amerikalılar evin içinde neden ayakkabı giyerler?
Gerek ülkemizden gerekse dünya çapından gelen yorumlardan gözüme çarpanları sizinle paylaşmak istiyorum. Daha fazlası için siz de Google'a soru sorabilirsiniz.


Ülkemizden Gelen Yorumlar

  • [#]büyük şehirlerinde sokakları b.k götüren amerika birleşik devletleri gibi muasır medeniyet seviyesindeki diyarlarda herkesin yaptığı, lakin gayet temiz sokaklara sahip olan izlanda, isveç gibi iskandinav memleketlerinde ve finlandiya'da genel olarak tiksintiyle karşılanan ve kaçınılan davranış türüdür.
    bu sayede iskandinav ve finli kardeşlerimiz bize misafirliğe geldiğinde ya da biz onlara misafirliğe gittiğimizde diğer ecnebilerin aksine ayyakabı çıkarma sorunsalı ve buna bağlı kültür şokunu yaşamayarak berhudar oluruz.
  • [#]"avrupa yakası"dizisinde, evin hastalık derecesinde titiz annesi iffet hnm. masa örtüsüne kek kırıntısı düşünce havale geçiriyor ama herkes eve ayakkabıyla giriyor. bu ne büyük tutarsızlık? tuhaf şey...
  • [#]cocuklar duymasin dizisindeki uygulamasini senarist birol guven'in estetik kaygi olarak acikladigi, lakin bilmemkac sene amerika'da kalan tamer karadagli'nin "- biz de turk ailesiyiz ama bizim evde de ayakkabi ile gezilir..." deyip seyirciden alki$ bekledigi davrani$.
  • [#]gereksiz kasıntı hareket... bütün gün ayakkabı içinde ne olduğunu unutmuş zavallı ayaklarımıza yaptığımız işkence... bırakın arada bir o ayakkabı da ayak da dinlensin kardeşim, mazoist işi derim ben.
    "kahrolsun evde giyilen ayakkabıların ayaklar üzerindeki faşizan baskısı, ayaklara özgürlük"

Amerikalıların Yorumları

  • [#]it's just American propaganda used to scare you foreigners into never coming to America. - Bu sadece siz yabancıların Amerikaya gelmemesi için yapılan bir korkutma kampanyasıdır.
  • [#]No. I actually hate it when people walk into my room with shoes on. I have carpet so that ish gets dirty quick. Plus I have an asian mother so taking off my shoes when I enter someone's house is custom to me. - Hayır. Aslında odama ayakkabısı ile girenlerden nefret ederim. Çok çabuk kirlenen bir halım var. Ek olarak, başkalarının evine girdiğimde ayakkabılarımı çıkarttıran Asyalı bir annem var.
  • [#]We don't. I don't like having all the dirt and such from outside on my floors. We have a please leave shoes at the door sign... - Biz giymiyoruz. Dışardaki tüm pisliği döşemelerime taşınmasından hoşlanmıyorum. Kapımızda "lütfen ayakkabılarınızı kapıda çıkarın" uyarısı var.
  • [#]we are americans, we can wear shoes anywhere we want, because we have nuclear weapons. - Biz Amerikalıyız. Nükleer silahlarımız olduğu için istediğimiz yerde ayakkabı giyeriz.
  • [#]I guess the Americans who do that either: don't care, they don't think about it, wearing their shoes is just too important, or maybe they are just too lazy to take them off. I'm American. Everyone who comes in takes their shoes off at the door. I don't want dirt tracked all through my house. I have house shoes that I wear inside that never get worn outside. I do that because my feet get cold and I just like having shoes on for some reason. - Sanırımın bunu yapanlar ya umursamıyorlar, ya ayakkabı giymeleri çok önemli, ya da çıkarmak için çok meşguller. Ben Amerikalıyım. Bize gelen herkes kapıda ayakkabılarını çıkarır. Tüm evin pislik izleriyle dolmasını istemiyorum. Daha önce dışarıda hiç giyilmemiş, evde giydiğim ayakkabılarım var. Bunu, ayağım üşüdüğü ve bazı sebeplerim olduğu için yapıyorum.
Bunca yorumdan sonra aslında Amerikalıların da bu konuyu dert ettiğini görmüş olduk. Sıra geldi sizlerin düşüncesine. Ama başta anlaşalım; "onca şey varken dert ettiğin şeye bak" demek yok :)<

Yorumlar

  1. Süpersin mafiamax. Ne kadar ince bir ayrıntı ama , ne kadar önemli bir şey. Bize benzemeyen dizileri filmleri izleyip duruyoruz. Sonra onlar gibi olmaya çalışacağız.
    Konuyu saptırmak istemem ama: Hindistan bile bizden dizi almaktan vazgeçmiş. Sebep; Amerikan dizileri bile sizinkilerden terbiyeli denmiş.

    YanıtlaSil
  2. TV dizilerinde öyle yapılması işlerine geliyor. Çekim yapılan mekanlar yani dizi seti bizim gördüğümüz gibi değil. Kameralar, ışıklar, kablolar... Dizi yapanlar bunu bilmiyor değiller, öyle olması işlerine geliyor.

    Sitkomlarda bir bölümde kapı 10 kere çalınıyor, açılıyor diyelim. Kahramanın her seferinde ayakkabılarını giymesi veya çıkarması bilmem kaç dakikalık çekime mal olacaktır. Hem seyirciyi sıkacaktır. Ayakkabı faslını kesse olmayacak.


    Dizilerde dikkatimi çeken birşey daha var. Kapıcı, polis gibi kişiler eve teklifsiz dalıyor. Kapı açılır açılmaz salonun ortasına dalıyor. Kapı ağzında çekim yapmanın zorluğundan bu.

    Yazdıkça aklıma geldi. Binbir Gece dizisinde Evliyaoğulları evlerinden çıkarken ayakkabılarını alıyorlar dolaptan. Sonra Yemekteyiz yarışmasında ayakkabıları çıkarmıyorlar. Kafam karıştı şimdi

    YanıtlaSil
  3. bu bizim gelişmiş ülkeleri gelişmişlikleriyle örnek almamamızın örneğidir herhalde.

    YanıtlaSil
  4. Birol Güven konuya iyi açıklık getirmiş.

    YanıtlaSil
  5. Artık dizilerimiz yabancı ülkelerde de yayınlanıyor ve yabancılar bizi şöyle biliyor.
    1- Türkler evlerinde ayakkabıyla dolaşır.
    2- Her Türk ailesinin sofrasında rakı bulunur.
    3- (Avrupalılar)Ya ben bu Türkleri Araplar gibi sanıyordum.
    4- (Araplar)Ya bu Türkler aynı gavurlar gibiymiş.
    5- (Araplar ve Avrupalılar) Bu Türk kızları da güzelmiş yahu :)

    YanıtlaSil
  6. Bu medeniyet belirtisi (!) adeti ülkemize getirenler önemli pek çok farkı es geçmişler.
    Senin de yazdığın gibi; bizim sokakların bok, püsür, çamur kaynaması, arabadan şıkır şıkır kaldırıma, oradan pırıl pırıl plazalara geçilmesine daha yüz yıl olması, üstüne birde ayakkabı ile basılan yerlerin ne derece pislendiğini gösteren herhangi bir görüntünün Amerikan dizilerinde işlenmemesi eklenince bu özenti modernliğin alel acele getirildiğini kavramış oluruz.

    YanıtlaSil
  7. "Yahu dışarıda Osman amcanın balgamından tutta, bizim karabaşın dışkısına kadar bin bir çeşit pislik var." cümlesinde geçen "tutta" "tut da"; "bin bir" "binbir" şeklinde yazılmalı. Ne yazdığından öte, nasıl yazdığın daha dikkat çekici. Konuya gelince... Antropoloji disiplinine biraz daha eğilebilirsin, sığ bir empatiden bahsetmiyorum, analiz etmeyi deneyebilirsin. Zira kimse hiçbir şeyi salt pislik olduğu için yapmıyor.

    YanıtlaSil
  8. Eve ayakkabıyla girmeleri medeniyeti,kültürü dahası modernliği mi gösteriyor acaba bilemedim..

    @tatil-ci söylediklerine hak veriyorum. Dizi ve filmlerde ki olaylar o yönlü oluyordur büyük ihtimal ama normal şartlarda evine öyle girenlere ne demeli ?

    YanıtlaSil
  9. @Adsız,
    Uyardığınız için teşekkür ederim. Hatalarımı düzelttim. Ancak bir noktayı açıklığa kavuştarayım, "binbir" kelimesi sayısal bir ifade olarak kullanıldığında ayrık; oldukça fazla anlamında kullanılırsa bitişik yazılır. Ben bu sebeple hataya düşmüşüm.

    Konuyu analiz etmemi önermişsiniz. Ancak burada kendi düşüncelerimi söylemem için bir konuyu analiz etmem gerektiğini düşünmüyorum. Hakkında konuştuğumuz şey pislik. İnsanlar bunu bir başkasını, belki annesini cezalandırmak için yapıyor olabilir. Ama bu şekilde yaşayanların gerçekten ne hissettiğini bu sayfalardan okumak isterim.

    YanıtlaSil
  10. yaprak dükümünde çıkartıyorlar :)

    YanıtlaSil
  11. yaprak dökümünde ayakkabıyla girmiyolar :)

    YanıtlaSil
  12. Ya her şeyden önemlisi zaten bütün gün o dar, havasız ayakkabıların içinde şişen, rahatsız olan ayakları akşamları özgür bırakmamız gerekli bence. İşten eve geldiğimde ayaklarımı yıkayıp oturmak dinlenme vaktinin güzel anlarından birisi bence :)

    YanıtlaSil
  13. Yemekteyiz i örnek veren arkadaş güzel bir noktaya temas etmişsin.

    yemekyteyiz gayet doğal olması gerektiği halde böyle yanlışlara düşülen,ama formatı sayesinde haftada 10.000 ytl ye rekor kıracak bir dizi.

    Adanalı ya gelince, helal olsun vallaha.

    o sahneyi üstüne basa basa gösteriyorlar, TÜRKLERDE EVE PİS GİRİLMez dİYORLar yunanlılara.

    YanıtlaSil
  14. Diziler genellikle zengin kesimleri örnek alıp gösteriyor. Yani mahelle veya klasik aile temalarının işlendiği evlerde ayakkabıyla eve girilmiyor.

    Bu "zengin" temalı dizilerde insanları özendirip, yaşamadıkları bir hayatı onlara sundukları için haliyle ayakkabıyla da eve girmeleri doğal oluyor(!). Zaten zengin milleti arabadan çıkıp eve giriyor evden çıkıp arabaya biniyor. Gezdikleri yerler çok da kirli olmuyor. Haliyle evde de ayakkabılarıyla dolaşabiliyorlar. Kaldı ki evde bazen "ev ayakkabılarını" giyiyorlar aslında ama dizilerde bi de bununla uğraşamazlar tabi.

    Bende yurt dışında yaşadım ve evet insanlar evde ayakkabıyla dolaşıyorlar ama hergün ya da 2 günde bir temizlikçi gelip evi silip süpürüyor. Halı kavramı zaten çok az. Yani zaten ev de ayakkabıların da altı temiz (temize yakın) olunca sorun da olmuyor.
    Asıl sorun bizim dizilerde çok fazla "şaşa" ve "para" hakim olduğundan ayakkabıyla da eve giriyorlar işte. Ya "yemekteyiz" de bile eve ayakkabıyla sokuyorlar :))) Bazen modernleşmeyi yanlış algılıyoruz galiba :)

    YanıtlaSil
  15. Yemekteyiz de işler değişti.

    Bugünkü Yarışma düzgün çekilmiş..!

    Bu Arada "haftada 10.000 ytl ye rekor kıracak bir dizi." yazmışım, dizi değil yarışma:)

    YanıtlaSil
  16. @Markers,
    Sanırım Trabzon'da çekilmişti, ondandır. Anadolu insanı daha hassastır bu konuda.

    YanıtlaSil
  17. süpersin abi..........

    YanıtlaSil
  18. Merhaba,

    Sana katılıyorum ve yorumlarıda isabetli buldum :)
    Biz Türk'ler evde ayakkabı giymeyiz.Giyenleride sevmeyiz.

    YanıtlaSil
  19. Bu aslında bana göre bize bir şekilde yutturulmaya çalışılan '' çağdaşlık'' yalanından başka bir şey değil.Sizin de belirttiğiniz kimi dizilerde özellikle çocuklar duymasın dizisinde bu abarı derecesine ulaşmakta.
    Yerelliği savunan abartılı kabalıklarıyla alaturka lığı aşağılanan bir adam ; diğer tarafta çağdaşlık adına moda olan her şeyi çağdaşlık yalanı altında çağdaş kadın maskesiyle bizlere sunan bir karakter.
    Sadece bu ayakkabı meselesinden de ibaret değil . Benim en dikkatimi çeken yabancılıklardan biri de çatal kaşık kullanımıdır.Bu da ayrı bir mesele zaten...

    YanıtlaSil
  20. çok eski bir yazı sayılmasa da.. uzun zamandır blogunuzu gezmiyorum .. öyle bir işte çalışıyordum ki.. hiç bir şey yapamıyordum... artık eve net bağlattım haliyle... sizin blogunuzun ismini hatırlamya çalışıyorum.. tabi formatla felan gitti bookmarklar.. buldum sonunda askere gitmişsiniz hayırlısı olsun.. bende usta birliğini ankara da yapmıştım.. bu yazıya da bir yorum yazmak istedim haliyle..

    türkler şöyle yapar, türkler böyle yapar diye diye ilerliyoruz gibime geliyor... sanıyoruz ki en iyisini biz yapıyoruz.. tabi iyi yaptıklarımız da var.. ama megolaman bir millet olduk çıktık... gazla çalışıyoruz adeta.. bu milliyetçilik anlayışı değil.. başka bi şey olmuş sanki... kimlik kaygısı yaşıyor gibiyiz... tabi bunlar benim fikirlerim... şunu biliyorum.. insan nereden durup bakıyorsa orası doğru geliyor... yazı çok güzel.. ince detaylarla dolu... ama varsın fesli sansınlar.. varsın kara çarşaflı sansınlar.. hatta türklerin kürtlere amerikalıların bir zamanlar afrika kökenlilere davrandığı gibi davrandığımızı sanıyor avrupalı insanlar.. bizzat şahit oldum... varsın sansınlar ya... koynumuza mı alıcaz... ya varsın imla hatası olsun sayın mafia max... :) hayırlı teskereler

    YanıtlaSil
  21. @adolf,
    İçten yorumun için teşekkür ederim. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle...

    YanıtlaSil
  22. Biz Türk'ler evde ayakkabı giymeyiz.Giymeyi Gerek Görmeyiz. Rahat Terlik Varken Ayakkabıya ne Gerek.

    YanıtlaSil
  23. iyi günler ben en başta şu nu söyleyim TEMİZLİK İMANDAN GELİR yani kim ben elhamdurulllah müslamanım diyorsa? onun evinde namaz da kılınır yani ayakkabıyla girilen yerde namaz kılınmaz kılın saydı ibadet hanelerde de ayakkabıyla girilirdi (işin özü budur) saygılarım la arz ederimim mehmet ali ballı

    YanıtlaSil
  24. Dostum bakıyorum artık toplumsal konulara baya değiniyorsun. :P :)

    Değin değin tabii, güzel oluyor konuşmak, irdelemek...

    Bu olayın gelenek, kültür, toplum yapısı gibi sebeplerle bağdaşması zaten abes olacaktır bence, hijyende bitiyor iş... Bırakın ayakkabıyla eve girmeyi, dışarda 20 tane poşet taşıyor olsam, evde bunları yere bırakacağımdan asla sokakta bırakmam yere saniyeliğine bile...

    YanıtlaSil
  25. şu an 2014, konu eski ama sanırım kolay kolay eskimeyecek bir konu.. house md izliyordum hastanede birinin ayakkabılarıyla falan yatağa uzandığını gördüm.. bir çok filmde, dizide de görüyoruz ayakkabı ile yatağa uzanmak.. acaba çekimler esnasında üşenildiği için mi çıkartmıyorlar (ayakkabıların çıkartıldığını seyircinin hayal gücüne bırakıyorlar:)) yoksa cidden bunu normal kabul eden kültürler var mı merak etmiştim..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Küfür ve hakaret içeren yorumları sevmiyor, Türkçe'nin doğru kullanıldığı yorumları ise çok seviyoruz.

HTML: <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
Uyarı: URL adresi belirtirken lütfen başına http:// protokolünü koymayı unutmayın!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sabit Diskinizde 60 GB Yer Açmak İster misiniz?

Windows XP ile hayatımıza giren Sistem Geri Yükleme aracı bazı durumlarda hayat kurtarıcı olsa da kişisel deneyimlerimden yola çıkarak, fazla güvenmememiz gerektiğini öğrendiğim bu araç sabit diskinizin boyutuna bağlı olarak gerektiğinden fazla iştahlı olabiliyor.

Windows XP ve Windows 7 işletim sistemi kullanıyorsanız Sistem Geri Yükleme aracının sabit diskinizde kullanacağı boyutu belirleyebiliyorsunuz. İş Windows Vista'ya geldiğinde kullanıcı arayüzü ile bu işi halletmeye imkan yok. Komut satırı ile değişiklik yapak gerekiyor.

Sabit diskiniz zamanla biriken sistem geri yükleme noktaları sebebiyle her geçen gün kan kaybeder. İşte bu noktada, sabit disk boyutunuza bağlı olarak eski geri yükleme noktalarını silip 60 GB'tan fazla yer açmanız mümkün. Sistem Geri Yükleme aracı sabit diskinizin %15'i kadar yeri kendine tahsis edebiliyor. Günümüzde kullanılan sabit disk boyutlarını düşündüğümüzde de 500 GB'lık bir sabit diskte 75 GB yeri -bazen- gereksiz yere heba etmiş oluyo…

Blogger Şablonunu Düzenleme (Güncellendi)

Yeni, yine, yeniden...

Sanırım bu sloganın ne anlama geldiğini biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için tekrarlarsam, bu sloganı Blogger İpuçları kategorisi altında yazdığım yazılarda başlangıç cümlemdir :-) Yaklaşık bir haftadır bir çok kişi bana "Yorum Gönder" butonunu nasıl değiştirdiğimi sorup durdu. Aslında cevabı çok basit; <img src=.../> etiketini kullanarak :-) İşlem bu kadar basit olmasına rağmen bir çok kişi bu ve bunun gibi basit işlemleri yapamıyor. Daha doğrusu sorun Blogger şablonunun XML olmasından kaynaklanıyor. Blogger şablonumuza baktığımızda herşeyin sunucularda barındırılan bir değişkene atandığını görüyoruz. Yani kimse şablununun kodları arasında "Yorum Gönder" ibaresini göremez! Onun yerine, <data:...> etiketi ile atanan değişkeni görür. Ancak değişken diyince akla garip garip ifadeler gelmesin, Google bu işi yaparken değişkenlere verdiği adlarda İngilizce anlamlarını verecek şekilde isimlendirme yapmış. Burda bahsi geçen "Yorum Gönde…