Ana içeriğe atla

Bu Kokuyla Kafayı Bozdum

İlk tanışmamız üniversite yıllarında fotokopi dükkanında olmuştu. O dört fotokopi makinesin 15 saat durmadan yaydığı ağır kokuyu alıp götürüp o yeri adeta cennete çeviren kokuydu.

Daha sonra minibüslerde ve ticari taksilerde görmeye başladım. Sanki bir salgın gibi yayılıyordu, nereye baksam onu görüyordum...


Air Wick MangoArtık banyo camının baktığı apartman havalandırmasından da bu koku geliyordu. Yavaş yavaş zihnimi ele geçiriyor, tek düşüncem olarak yerini alıyordu. Sabahları yüz yıkamaya gittiğimde beni karşılayan bu koku, dışarı çıktığımda önümden geçen bir araba ile "hu hu" deyip sanki ültimatom veriyordu.

Bu sinsi şey beni ve evimizi çok yakında ele geçirecek gibi. Alıyorum ulen seni...

Yorumlar

  1. Mailime ilk yazının haberi geldiğinde dedimki bi bakim neler yazmış yine :)) ilk başta kitap fotokopi kokusu gibi düşündüm hani yeni basım olanların kokusu... :)) sonra ticari taksi,minübüs,banyo camı diyince allah allah dedim :) ne alaka... sonra siteye girince hayır oolamaazzz tabiki neden aklıma gelmemiştiki :).. Neyse ki yazını kokladım ve artık ne olduğunu biliyorum.Hehe ama hiç tahmin edemezdim... (Dipnot ; :=)Nice bayramlara..) bir adet daha dip not : Sitenin yeni düzeni çok klas olmuş...

    YanıtlaSil
  2. @Oğuzhan Çetindemir,
    Nice bayramlara. Bu arada şarkı sözlerin için blogcu'dan blog açmışsın. Bak olmadı işte bu! İnsan bir ara sorar, ben sana Blogger'dan bir şeyler yapayım ;)

    YanıtlaSil
  3. hehe :) ne bilim fazla kullanmıyorum zaten bi de sana zahmet olsun istemedim :)) aklıma geldin oysaki..ama istiyorsan hala istekliysen :D başlayabiliriz :))

    YanıtlaSil
  4. Ne alemsin Erhan hocam bende fotokopi makinasından çıkan koku sanıyorum.Linke tıkladıktan sonra anladım hangi kokuya kapıldığını :] Fazla bağımlısı olma yine de çünkü bu tür maddelerde alkol olduğunu biliyorum.Allah muhafaza senide kaybetmeyelim sonra :]

    YanıtlaSil
  5. @Enes İLHAN,
    :)) Bugün Koçtaş'ta ikili şekilde 15,90 TL'ye satıldığını gördüm. Kapalı oldukları halde koku yayıyor bu meretler. Çok şükür alkol ile tanışmadım.

    YanıtlaSil
  6. Başka bir yerden mi esinlendin diye baktım googleye ama göremedim.Harbiden sen akıllı adamsın.Ara sıra takip ederim seni ama yazılarında göremedim eğer mahsuru yoksa yaşınızı ve öğrenim durumunuzu öğrenebilir miyiz üstad?

    YanıtlaSil
  7. öğrendin yukarda hakkımda yazan yerde varmış :) aklıma gelmemişti bakmak. :)

    YanıtlaSil
  8. @Sader,
    Merhaba. Bu yazıda esinlenecek bir şey var mı bilmiyorum :) Ama inanın bir şeyi bir yerden yazacağım vakit kaynağını vermekten kaçınmam.

    Hakkında kısmını bir çok kişi farketmiyor nedense, siz çabuk farketmişsiniz ;)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Küfür ve hakaret içeren yorumları sevmiyor, Türkçe'nin doğru kullanıldığı yorumları ise çok seviyoruz.

HTML: <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
Uyarı: URL adresi belirtirken lütfen başına http:// protokolünü koymayı unutmayın!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sabit Diskinizde 60 GB Yer Açmak İster misiniz?

Windows XP ile hayatımıza giren Sistem Geri Yükleme aracı bazı durumlarda hayat kurtarıcı olsa da kişisel deneyimlerimden yola çıkarak, fazla güvenmememiz gerektiğini öğrendiğim bu araç sabit diskinizin boyutuna bağlı olarak gerektiğinden fazla iştahlı olabiliyor.

Windows XP ve Windows 7 işletim sistemi kullanıyorsanız Sistem Geri Yükleme aracının sabit diskinizde kullanacağı boyutu belirleyebiliyorsunuz. İş Windows Vista'ya geldiğinde kullanıcı arayüzü ile bu işi halletmeye imkan yok. Komut satırı ile değişiklik yapak gerekiyor.

Sabit diskiniz zamanla biriken sistem geri yükleme noktaları sebebiyle her geçen gün kan kaybeder. İşte bu noktada, sabit disk boyutunuza bağlı olarak eski geri yükleme noktalarını silip 60 GB'tan fazla yer açmanız mümkün. Sistem Geri Yükleme aracı sabit diskinizin %15'i kadar yeri kendine tahsis edebiliyor. Günümüzde kullanılan sabit disk boyutlarını düşündüğümüzde de 500 GB'lık bir sabit diskte 75 GB yeri -bazen- gereksiz yere heba etmiş oluyo…

Blogger Şablonunu Düzenleme (Güncellendi)

Yeni, yine, yeniden...

Sanırım bu sloganın ne anlama geldiğini biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için tekrarlarsam, bu sloganı Blogger İpuçları kategorisi altında yazdığım yazılarda başlangıç cümlemdir :-) Yaklaşık bir haftadır bir çok kişi bana "Yorum Gönder" butonunu nasıl değiştirdiğimi sorup durdu. Aslında cevabı çok basit; <img src=.../> etiketini kullanarak :-) İşlem bu kadar basit olmasına rağmen bir çok kişi bu ve bunun gibi basit işlemleri yapamıyor. Daha doğrusu sorun Blogger şablonunun XML olmasından kaynaklanıyor. Blogger şablonumuza baktığımızda herşeyin sunucularda barındırılan bir değişkene atandığını görüyoruz. Yani kimse şablununun kodları arasında "Yorum Gönder" ibaresini göremez! Onun yerine, <data:...> etiketi ile atanan değişkeni görür. Ancak değişken diyince akla garip garip ifadeler gelmesin, Google bu işi yaparken değişkenlere verdiği adlarda İngilizce anlamlarını verecek şekilde isimlendirme yapmış. Burda bahsi geçen "Yorum Gönde…