Ana içeriğe atla

Mim: Blogun Hayatımızdaki Yeri

Blogkürede araştırma yapmanın bir çok yolu var. En çok kullanılan yolların başında yazarlarla söyleşi yapmak ve anket yapmak geliyor. Aslında çok daha geniş kitlelere yayılacak bir yol daha var: Mim. Ancak mimin kullanım amacı kesin çizgilerle belirli olmadığı için farklı farklı amaçlarla kullanıldığını görmek mümkün olabiliyor. Ben de kaç zamandır bir araştırma yapmak istiyorum ancak bunu sadece benim blogumda değil de bir çok kişinin blogunda görmek ve daha geniş kitlelere yayılmasını istiyorum. Çok şey mi istiyorum acaba :-) Neyse bakalım neymiş bu kadar çok araştırmak istediğim şey. Baştan söyleyeyim alıştığınız mimlerden farklı olacak bu.


Blog yazarlarımızın profilini baktığımızda geniş bir yelpazeye sahip olduğumuzu söylemek mümkün. Bu yelpazeyi öğrenciler, bir çok sektörden çalışanlar, ev hanımları (ev beyleri de olabilir), emekli(ler) (bir yerde bir yazarımızı görmüştüm ama blogu hatırlayamıyorum) oluşturuyor. İnsanların gün içindeki programları en çok uğraştıkları işle ilgili olarak değişiklik gösteriyor. Eğer öğrenciyseniz doğal olarak okul vaktinde blogunuzla ilgilenemez, sınav vakti geldimi benim kaldığım gibi bayağı bir uzak kalabilirsiniz. Bir çalışanı göz önüne aldığımızda ise eğer masabaşı iş yapıyor ve karşısında da emektar bir bilgisayarınız varsa mutlaka gün içinde blogküreyi yoklayabilir ve blogunuzla kısmen de olsa ilgilenebilirsiniz. Eğer ev hanımı iseniz ev işiydi, çocuktu derken eğer hala kendinizi enerjik hissediyorsanız ve sıkı bir blogçuysanız blogta yazı yazmanın zamanı gelmiştir. (Aman ha blogla ilgileneyim diye işleri berbat etmeyin :-) ) Emekliler ise en zaman bakımından en şanslı kısım olsa da elle tutulur örnek sayısı çok az. (Bildiğiniz örnek blogları lütfen yorum kısmında paylaşın)

Şimdi gelelim araştırma konumuza. Blog yazarlığına ayırdığınız vakit ve onla ilgili sorulara cevap bulmaya çalışacağız.

Mim başlığı: Blogun hayatımızdaki yeri

Cevabı Beklenen Sorular

  1. Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
  2. Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
  3. Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
  4. Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
  5. Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Benim Cevaplarım

  1. Sanırım daha önceden PCnet'ten tanıdığım aYYaS ve eburhan'ın bloglarını görmem ve heves etmem ile başladım bu işe. Allah'tan bu işe başlarken örnek aldığım insanlar Cem ve Erhan. Çünkü ikisinin de iyi bir blogçu olduğu kanatindeyim.
  2. Blog yazmaya başladığım da daha çok bilgisayar donanımları üzerine konuşurum sanıyordum ama tam tersi bir şekilde en az konuştuğum konu oldu. Galiba üzerinde en çok durduğum konu Blogger İpuçları'dır. Sevdim de bu konuda yazmayı. Ama belli bir konu üzerinde yazmayı amaç edinmediğim için o konuya da ara verdim. Şimdi ağırlıklı olarak kişisel yazılar yazıyorum.
  3. Hayatımda blog yazmanın benim için bu kadar önemli olacağını asla kestiremezdim. Bir şeyin hayatınızda önemi arttığında da diğer şeyleri etkilememesi nerdeyse imkansızdır. Ben öğrenci olduğum için ve eve 18 sularında geldiğim için ancak akşamları yazı yazmaya fırsat bulabiliyorum. Zaten yazılarımın yayınlanma saatlerine bakarsanız anlarsınız. Blog yazmak benim günlük hayatımda daha fazla bilgisayarla vakit harcamama ve uykusuz kalmama sebeb oldu diyebilirim.
  4. Blog yazmanın ve yayınladığınız yazılarınızın okunduğunu bilmenin insana haz verdiği su götürmez bir gerçek. Ayrıca zamanında hiç merak etmediğim şeyleri araştırmamı ve bilgi dağarcığımın gelişmesini sağladığı da bir gerçek. Üstelik hayatınızda belki de hiç görmeyeceğiniz bir insan yardımcı olabilmek te çok güzel. Anlayacağınız bu işten zevk alıyorum. Okunduğunuzu ve takip edildiğinizi bilmek insanın daha özverili ve daha dikkatli yazmasına neden oluyor ama bu benim için asla bir işkence olmadı. Ne de olsa burası benim çöplüğüm.
  5. Blog yazmaya nasıl önceden karar vermediysem bırakmak için de önceden bir karar vermedim. İnsanın hayatına giren bir şey ilk zamanlar çok daha değerlidir, üzerine daha çok titreriz. Ama zaman geçtikçe o da hayatımızdaki sıradan şeylerden oluverir. Blog yazmakta bana ne zaman zevk vermekten çıkarsa o zaman yazmayı bırakırım...

Mimlenenler: Damacana, eburhan (Erhan sen izinli sayılabilirsin, ama yoklamaya katılmanı çok isterim), Tekmetokat, Teyyare, Volkanalabaz

Bu kadar mimlemek yeter sanırım, gerçi daha çok mimlenecek kişi olsa da diğer arkadaşlara da bu zevki yaşamaları için fırsat vermek gerek :-)

Alıştığımız mimlerden farklı olduğunun farkındayım. Sizlerden öncelikli ricam bu mime katılmanız ve varsa ekstra söylemek istediğiniz birşey, bizlerle paylaşmanız.

Saygılarımla...

Yorumlar

  1. güzel bi konuya deyinip, mim başlatmışsın, tebrikler. piyasada da epeydir mim yoktu zaten. :)

    YanıtlaSil
  2. güzel bir mim olmuş..Aslında sen bunu araştırma da yapardın ama o hakikaten zor iş onu yapmak..

    YanıtlaSil
  3. mim dediğin böyle olmalı işte (: ben mümkün olduğunca blogumda mimlere yer vermiyorum ama böyle faydalı olabilecek bir mimi geri çeviremem. müsait bir zamanda cevap yazmaya çalışacağım. ama ne zaman olur bilemiyorum şu an.

    YanıtlaSil
  4. ordan oraya ordan oraya derken taaa bana kadar geldi bu konu ve ben de bu mim için bir şeyler karalayıverdim, tahammül edebilirseniz :) karelidefter.blogspot.com'a beklerim

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Küfür ve hakaret içeren yorumları sevmiyor, Türkçe'nin doğru kullanıldığı yorumları ise çok seviyoruz.

HTML: <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
Uyarı: URL adresi belirtirken lütfen başına http:// protokolünü koymayı unutmayın!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sabit Diskinizde 60 GB Yer Açmak İster misiniz?

Windows XP ile hayatımıza giren Sistem Geri Yükleme aracı bazı durumlarda hayat kurtarıcı olsa da kişisel deneyimlerimden yola çıkarak, fazla güvenmememiz gerektiğini öğrendiğim bu araç sabit diskinizin boyutuna bağlı olarak gerektiğinden fazla iştahlı olabiliyor.

Windows XP ve Windows 7 işletim sistemi kullanıyorsanız Sistem Geri Yükleme aracının sabit diskinizde kullanacağı boyutu belirleyebiliyorsunuz. İş Windows Vista'ya geldiğinde kullanıcı arayüzü ile bu işi halletmeye imkan yok. Komut satırı ile değişiklik yapak gerekiyor.

Sabit diskiniz zamanla biriken sistem geri yükleme noktaları sebebiyle her geçen gün kan kaybeder. İşte bu noktada, sabit disk boyutunuza bağlı olarak eski geri yükleme noktalarını silip 60 GB'tan fazla yer açmanız mümkün. Sistem Geri Yükleme aracı sabit diskinizin %15'i kadar yeri kendine tahsis edebiliyor. Günümüzde kullanılan sabit disk boyutlarını düşündüğümüzde de 500 GB'lık bir sabit diskte 75 GB yeri -bazen- gereksiz yere heba etmiş oluyo…

Blogger Şablonunu Düzenleme (Güncellendi)

Yeni, yine, yeniden...

Sanırım bu sloganın ne anlama geldiğini biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için tekrarlarsam, bu sloganı Blogger İpuçları kategorisi altında yazdığım yazılarda başlangıç cümlemdir :-) Yaklaşık bir haftadır bir çok kişi bana "Yorum Gönder" butonunu nasıl değiştirdiğimi sorup durdu. Aslında cevabı çok basit; <img src=.../> etiketini kullanarak :-) İşlem bu kadar basit olmasına rağmen bir çok kişi bu ve bunun gibi basit işlemleri yapamıyor. Daha doğrusu sorun Blogger şablonunun XML olmasından kaynaklanıyor. Blogger şablonumuza baktığımızda herşeyin sunucularda barındırılan bir değişkene atandığını görüyoruz. Yani kimse şablununun kodları arasında "Yorum Gönder" ibaresini göremez! Onun yerine, <data:...> etiketi ile atanan değişkeni görür. Ancak değişken diyince akla garip garip ifadeler gelmesin, Google bu işi yaparken değişkenlere verdiği adlarda İngilizce anlamlarını verecek şekilde isimlendirme yapmış. Burda bahsi geçen "Yorum Gönde…