Ücretsiz GASTE

Ücretsiz GASTEHer zamanki gibi sabah erkenden yollara düşmüş Bostancı tren istasyonuna gidiyordum. Bostancı'yı bilenler tren istasyonundaki Bostancı altgeçidini bilirler; hani Bağdat caddesine açılan geçit :-) İşte tam onun altında üzerinde kocaman GASTE yazan önlükleri giymiş çalışanlar, dergi boyutundaki gazeteyi ücretsiz dağıtıyorlardı. İlk gördüğümde aklıma belediyenin gazetesi geldi. Huyumdur elinde broşür, reklam, vs. dağıtan kimseleri geri çevirmem, bu sebeple GASTE'yi de aldım. Trene bindikten sonra başladım kurcalamaya, GASTE'yi aldığım için gazete de almamıştım zaten. GASTE'yi okuduktan sonra nedir ne değildir anladım.

  • Bir kere İstanbul'un ilk ücretsiz günlük gazetesi,

  • İçinde siyasi haber olmayan, siyasetin kirli yüzünden bıkmış insanlar için vitamin niyetine sabahları ücretsiz alabilecekleri,

  • Ufak olması nedeniyle okurken sürekli katlama derdi çekmeyeceğiniz,

  • Tasarımı ile insanı okurken yormayan,

  • Dergi boyutunda olmasından mı yoksa ücretsiz olmasından mıdır bilinmez, sağ sayfalarında tam boy reklam içeren,

  • Türkiye, Dünya, İstanbul, Ekonomi, Teknohayat, Sağlık ve Yemek, Fokus (ilgiç konuların yer aldığı bir bölüm), Rehber, Okur-Yazar, Spor, Eğlence, TV olmak üzere, sabit ve doyurucu içerikli bölümleri olan,

  • Yaklaşık 25 sayfalık bir GASTE.

Şimdiye kadar bir çok gazete piyasaya ilk çıktığında ya belli bir süre ücretsiz dağıtıldı yada çok cüzzi bir fiyata satıldı. Daha sonra ise "gerçek" ücretlerinde satılmaya başlandılar. GASTE'yi de ilk aldığımda böyle olduğunu düşünmüştüm ama yanılmışım. Çünkü ilk sayısında okuduğuma göre bu ücretsiz GASTE fikri;

İsviçreli bir girişimci (adına ne derseniz diyin) tarafından hayata geçirilmiş. İlk defa da Avrupa'da dağıtılmaya başlanmış ve halen de ücretsiz olarak dağıtılıyormuş. Yazılana göre İstanbul'da da sürekli ücretsiz dağıtılacakmış. Zaten içerisinde bulunan reklamlar ile ücretsiz dağıtıldığı halde kar yapıyordur sanırım :-) (Yanlış anlaşılmasın reklamlardan şikayetçi değilim) Bu arada GASTE acayip bir şekilde yayılmış ve hemen hemen her köşede dağıtılıyor, üstelik telefon ile sipariş verenler işletmelerinde de dağıtabiliyor!

Son olarakta GASTE'yi dağıtan çalışanların hiç görmediğim bir şekilde kibar olması beni şaşırttı.


Yazının devamını okuyun...>>

XHTML Challenge İle Siteleri Yarıştırın

Web üzerine siteleri karşılaştırmak için bir çok servis bulunmakta. Kimileri karşılaştırma yaparken sitelerin kullandığı teknolojiyi ve servisleri kıstas alırken kimileri ise Alexa gibi trafik miktarlarını kıstas alır. Yazımda bahsedeceğim servis ise adından da anlaşılacağı gibi XHTML'i kıstas alıyor. Gerekli incelemeyi yaptıktan sonra her iki sitenin bilgilerini gösteriyor ve böylece ziyaretçilerinin oyuna sunuyor. Bu arada siteye bir öneri yaparak katkıda bulunmuş oldum. İnsanın yemekte tuzu olunca keyfi bir başka oluyor :-) Lafı daha fazla uzatmadan bu güzel servisin ayrıntılarına geçelim.

XHTML Challenge sitesine girdiğiniz zaman sade bir arayüz ile karşılaşıyorsunuz. İlk öncelikle Register linki ile kendinize bir hesap açın. Daha sonra tekrar ana sayfada bulunan Create your own challenge başlığı altındaki adres satırlarına karşılaştırmak istediğiniz siteleri ve isterseniz de edit names butonuna basarak isimlerini yazın. Bu adımdan sonra Next butonuna basmanız yeterli. Bu işlemi yaptıktan sonra arkanıza yaslanın ve sitenin gerekli bilgileri toplayıp karşılatırmasını bekleyin.

Karşılaştırma işlemine başladıktan sonra en fazla 10 dakika içinde sitelerin bilgileri toplanmış olacaktır. Bu işlem bittikten sonra karşılaştırma yaptığınız siteler ana sayfada gözükecek. Ancak üzülerek belirtmek istiyorum ki ana sayfada en fazla 3 karşılaştırma yer alıyor, bu sebeple bir süre sonra -ki bu süre çok kısa olabilir- karşılaştırma yaptığınız siteler arka sayfalara düşeceğinden oylanma ihtimalleri düşüyor.

İşte sizlere örnek olsun diye birbirlerini deliler gibi seven sevgili arkadaşım Erhan BURHAN ile Erhan YAKUT'un bloglarının karşılaştırması:



Yemekteki tuz da neymiş?

Dün siteyi inceler incelemez aklıma kendi bloğumu ve Erdal'ın bloğunu karşılaştırmak geldi. Karşılaştırma yaptıktan sonra sayfayı sürekli yenileyerek beklemeye koyuldum. Bir kaç dakika sonra birilerinin oylama yaptığını ve bu oylama sonucu benim 2-1 yendiğimi görünce aman yandım dedim :-) Şimdi Erdal bunu istatistiklerden görecek ve bana topla tüfekle gelecek dedim :-) Şaka bir yana daha sonra oylayan da olmadı. Sanırım bunun sebebi bir kaç dakika sonra arka sayfalara düşmemizdir. Daha sonra aklıma karşılaştırma yaptığımız siteleri neden silemediğimiz sorusu geldi ve o anda bir katkım olsun diye sitenin yaratıcısı Valentin Agachi ile iletişime geçtim. Sağolsun çok kısa sürede geri bildirimde bulundu ve bu öneri için teşekkür edip özelliği devreye soktuğunu (*) söyledi. Açıkcası aramızdaki kısa ve tuzlu :-) konuşmayı görmemişlik olmasın diye yayınlamıyorum. Zaten kendisinden de izin almam gerek.

Bitirirken...

Servis çok yeni ve her an yenileniyor. Sanırım kısa zamanda oylama sistemini Ajax ile desteklerler. Umarım servis gelişir ve başarılı olur.

(*): Karşılaştırmasını yaptığınız sitelerin kalıcı sayfasına gidin ve sayfanın altına bakın. Orada You created this challenge, so you have the right to mark it for deletion. yazısını göreceksiniz. Buradan silme işlemini yapabilirsiniz. Unutmayın silme işlemini yapabilmeniz için oturum açmış olmanız gerekiyor!


Yazının devamını okuyun...>>

Bilgisayar Oyunlarını Oynayamamak

ESRB Logoları
Bilgisayar oyunları ile aramın uzun süredir açık olduğunu bir çok defa belirttim. Bunun en büyük nedeni beklediğim oyunların çıkmaması, artık iyiden iyiye yaşlanan bilgisayarım ve çoğu çıkan oyunların benim tarzım olmaması. Ayrıca oyun üreticilerinin korsan kullanım sebebiyle PC'ler için oyun çıkarmamalarını da göz önüne alınca alternatifler iyice azalıyor.

Geçtiğimiz sonbahar aylarında PC oyun piyasası tabiri caizse oyunlara doydu. Üstelik çıkan oyunların bir çoğuda bomba oyunlardı. Öyleki yıllardır beklenen Crysis, ansızın üretileceği duyurulan Call of Duty: Modern Warfare, devam oyunu olan Half-Life 2: Episode 2 peş peşe çıktılar. Bu 3 oyun da benim oynamak için can attığım oyunlar, ancak gelin görün ki sadece HL2: Ep2'yi oynayabildim. Diğer oyunları oynamak istemememin tek bir sebebi var; yaşlanan bilgisayarım. Bilgisayarıma yaşlandı dediğime bakmayın, aslında bahsi geçen oyunlardan HL2: EP2'yi 1024 x 768 çözünürlükte anti-aliasing (yuvarlak hatlardaki piksellerin göze batmamasını sağlamak için yumuşatma teknolojisi) kapalı, diğer ayarlar ise yüksek seviyede nerdeyse hiç takılmadan rahatça oynayıp bitirdim. Ancak bu oyunu diğer oyunlardan farklı yapan en önemli yanı, hiç kuşkusuz grafik motoru. Sanki Source'un tek amacı (grafik motorunun adı) en az sistem kaynağı ile en iyi grafiği üretmek :-) Her ne kadar Source'un artık yaşlandığı söylense de şimdiki oyunların verdiği görsel şölenden geri kalır yanı yok.

Bilgisayarım yaşlandı diyordum, aslında yukarıda bahsi geçen oyunları 800 x 600 çzöünürlükte orta seviye ayarlar ile oynayabilirim, ancak bir kere alışmışım yüksek seviye ayarlara. Öyle bir durumdayım ki bilgisayarı satsam para etmez. Değişen platformlar yüzünden de geliştirme (upgrade) olanağım da yok. Mecbur bu bilgisayarı sonuna kadar sömürüp sonra iyi bir sistem kuracağım. Alem benim bilgisayarımı konuşmaktan yorulacak :-)

Bu aralar yeni oyunları oynayamamın verdiği üzüntüyle arşivimi kurcalamaya başladım. Öncesinde NFS Most Wanted sonrasında ise Call of Duty 2'yi tekrardan kurup oynadım. Bakalım daha ne kadar eski oyunlarımı yükleyeceğim :-)

Yazıma son vermeden önce PC oyuncularını üzecek bir konudan bahsetmeden geçmeyeyim. Yaşasın bir tek ben üzülmüyorum :-) Merakla beklenen GTA IV'ün ilk etapta PC için çıkmayacağını, daha sonrasında ise çıkma ihtimalinin çok zor olduğunu Merlinin Kazanı'ında okudum. Sanırım Rockstar Games'in başı sadece korsan yüzünden ağırmıyor; başlarının belası mod yüzünden bayağı bir mahkemelerde süründüler. Gel de şimdi bu habere üzülme değil mi? :-)

Son bir hatırlatma olarakta ilginizi çekeceğini düşündüğüm Bilgisayar Oyunlar ve Ben başlıklı yazımı da okuyabilirsiniz.


Yazının devamını okuyun...>>

Blogger'da Otomatik Yazı Yayınlama Devri Başladı!

Blogger kullanıcılarının hayal ettiği özelliklerden biri daha sonunda gerçek oldu. Artık yazılarınızın otomatik olarak belirli bir tarihte yayınlanmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken tek şey yazınızı yayınlamadan önce yazı editörünüzün sol alt kısmında bulunan Yazı Seçenekleri'ne tıklamak ve açılan menüden yazının otomatik olarak yayınlanmasını istediğiniz tarihi girmek. İşte hepsi bu kadar...

Yazınızı yayınladıktan sonra aşağıdaki resimde göründüğü gibi bir uyarı alacaksınız. Bundan sonra tek yapmanız gereken yazının otomatik olarak yayınlanmasını beklemek. Blogger in Draft sitesinde okuduğuma göre bu özellik hayata geçirilirken bazı handikaplar da gözardı edilmemiş ve çözüm listesine eklenmiş. Nedir bu handikaplar diye bakacak olursak;

Planlanmış yazının uyarı ekranı

  • Bildiğiniz gibi eğer bir yazının yeni yazılar yayınlandıkça geriye düşmesini istemiyorsanız, yani sürekli en başta durmasını istiyorsanız yapmanız gereken tek bir şey var; yazı tarihini mümkün olan en ileri tarihe almak. Ancak yeni gelen özellik ile artık bir yazının yayın tarihini olağan tarihten ileri alıp yayınladığınız zaman otomatik yayınlama özelliği devreye girdiği için yazınız gözükmeyecektir. Bu handikapı aşmak için yazıyı olağan tarihte yayınlayıp daha sonra düzenleyerek ileri bir tarihe alabiliriniz ;-)

    Aklınızın bir köşesinde bulunsun; otomatik yayınlama özelliği, önceden yayınlanmış bir yazının tarihini ileriye aldığınızda çalışmıyor!


  • Şimdi diğer handikapa geçelim. Hepinizin bildiği gibi Blogger yazı editörümüz biz yazı yazarken arka planda yedekleme yapar. Yani aniden bir sorun oluşsa bile yazımızı geri getirme şansımız vardır. Peki otomatik yayınlanmasını istediğiniz bir yazıyı tekrardan düzenlerken bu özellik çalışıyor mu? Cevabı hayır. Blogger mühendisleri bu özelliğin devre dışı bırakmalarının sebebi olarak, yazının düzenlenirken yayınlanma ihtimalini düşünmüşler. Yani siz yazıyı düzenlerken otomatik yedekleme bir yandan çalışıp bir yandan da otomatik yayınlama devreye girerse yazınınız yarım yamalak yayınlanmasın diye. Bu hatayı kim yapar demeyin, demek ki yapanlar varmış :-))

    Peki çözüm nedir? Otomatik yayınlanmasını istediğiniz yazıyı düzenlerken tarihini düzeltin ve taslak olarak kaydedin Böylece yazınız otomatik yayınlanacaklar/planlanmış yazı kategorisinden kalkacaktır.
Düzeltme: Her yeni çıkan özellik gibi bu özelliği de kullanabilmek için http://draft.blogger.com üzerinden giriş yapmanız gerekmekte. Deneme sürüşlerinden sonra herkesin kullanımına açılacaktır.


Yazının devamını okuyun...>>

Ladesim Lades Olsun Mu?


Lades nedir?

  • İlkokul ve ortaokulda geçimimi onunla sağladığım bir oyun :-)
  • Sürekli kaybettikleri için bir zamandan sonra kimsenin benimle oynamadığı bir oyun,
  • Dün Yaprak Dökümü dizisinde gördüğümde paraya para demediğim o anları hatırlamamı ve gülümsememi sağlayan oyun.
  • Kimilerinin bu işi gerçekten ticarete döktüğü, oyun olmaktan çıkan bir oyun. (bkn:resim)
Hazır bu aralar nakite sıkışmışken benimle lades tutuşacak birini bulsam fena olmaz. Aman burda yazdıklarımı okumasın, ona çantada keklik biri gibi gözükmem gerek :-)

Gökte ararken yerde buldum bir tavuk. (zaten olması gereken yerde demeyin, deyime uydurmak icap etti) Evet, oyuna başlarken ki tekerlememizi söyleyelim ki adet yerini bulsun.

-Ladesim lades olsun mu?
-Olsun.
-Yerde ne var?
-Bulut
-Kırk gün kırk gece sen bunu unut.


Yazının devamını okuyun...>>

Bildirgeç - XML Blogger Şablonu (Güncelleme)

Bildirgeç - XML Blogger şablonu BETA yayınına devam etmekle birlikte, duyarlı bir takım arkadaşın uyarısı ile bazı eksiklikler farkedilmiştir. Ayrıca yaptığım incelemelerde de kendi hatalarımı bulup bunları düzelttim. Lütfen sizler de gördüğünüz hataları gerek e-posta gerekse yorum yoluyla iletin.

Güncelleme ile nelerin düzeltildiğine bir bakalım:

  • "Devamını oku" bağlantısı eklendi,
  • Yorum alanındaki yazı karakteri ve boyutu düzeltildi,
  • Yorum sahibinin ve yorum tarihinin arka plan renkleri (stil dosyasında Mahmut hocanın da dediği gibi bir virgül atlamışım) ve yazı karakterleri düzeltildi,
  • Yorum ile yorum künyesini ayıran çizgi eklendi,
  • Blog yazılarını ve blog sağ sütunundaki (sidebar) ögeleri ayıran çizgi kaldırıldı.

Bu değişikliklerle birlikte şablonumuz versiyon 1.2'ye yükselmiştir.

Not: Şablonun kodlarında da değişiklik yaptığım için Bildirgeç - XML klasörünü (versiyon 1.1) komple tekrardan yayınlıyorum.

Not 2: Sadece stil (style-CSS) dosyasında bir güncelleme yapılırsa ilgili stil dosyası tek başına yayınlanacaktır.

Bildirgeç - XML Blogger Şablonu versiyon 1.1'i indirmek için tıklayın.

Bildirgeç - XML [BETA]: http://bildirgec-xml.blogspot.com

Eksiklikleri/hataları bildiren arkadaşlara teşekkür ederim.


Yazının devamını okuyun...>>

Bildirgeç - XML Blogger Şablonu

Yeni yine yeniden...

Blogger ile ilgili yazı yazmayalı uzun bir zaman oldu. Şimdiye kadar Blogger İpuçları kategorisi altında yazdığım yazılardan yüzlerce kişi faydalandı. Bunu ben değil istatistikler söylüyor. Şimdi de Blogger kullanıcılarının çok hoşuna gideceğini düşündüğüm Bildirgeç - XML Blogger şablonunu yayınlayarak bu zincire yeni bir halka daha ekliyorum.

Bildiğiniz gibi blogkürenin değerli yazarlarından Erdal namıdiğer Damacana Bildirgeç'in Klasik Blogger şablonun yayınlamıştı. Bu tema ile Blogger ailesine yeni bir tema katmakla birlikte yeni bir ihtiyacın doğmasına sebep oldu :-) Bir çok kullanıcı artık klasik şablon kullanmak yerine XML şablon kullanmayı yeğliyor. Bunun temel sebeplerinden biri XML şablonun çok daha esnek olması. Şimdi bu esnekliği Bildirgeç - XML Blogger şablonu ile sonuna kadar kullanmaya ne dersiniz?

Cevabınız "evet" ise yazının devamını okuyarak bu maceraya katılabilirsiniz...

Uyarı: Bu şablon bildirgec.org sitesinin kullanmış olduğu tema baz alınarak Blogger kullancıları için tarafımdan hazırlanmıştır. Orjinal (tasarımda baz alınan tema) temanın tüm hakları pillinetwork'e aittir. Blogger kullanıcıları için hazırlamış olduğum şablonun künyesinde de bu bilgi yer almaktadır. Bu bilginin kaldırılmasından dolayı doğacak sorumlulukların tümü kullanıcıya aittir.

Güncelleme: Yazımda açıkça linkini vermediğim için bazı arkadaşlar bunu farkedememiş. BETA yayınındaki Bildirgeç - XML Blogunun açık adresi: http://bildirgec-xml.blogspot.com/

Güncelleme 2: Şablonun kullanmış olduğu CSS dosyası versiyon 1.1'e yükseltilmiştir. Bu nedenle Bildirgeç - XML Blogger klasörünün indirme bağlantısı güncelleştirilmiştir. (Eğer önceden Bildirgeç - XML Blogger klasörünü indirdiyseniz, eski style dosyası ile yeni dosyayı değiştirin.)

Kullanım Klavuzu

Sizin için hazırlamış olduğum Bildirgeç - XML Blogger klasörünü indirin. Bu klasör içerisinde aşağıdaki dosya ve klasörleri bulacaksınız:

  • Bildirgec -XML Blogger şablonu
  • CSS şablonu (ben tercih olarak CSS şablonunu harici yaptım)
  • İmaj dosyaları klasörü (3 adet; toplam 1,5 kb - İmaj dosyalarının yüklenmesini ve şablonlardan nasıl çağırcağınızı bu klasör içerisinde bulunan Kullanım Klavuzunda açıkladım)
  • bildirgec_comments_tr (son yorumlar için gerekli JavaScript)

Adım - 1: Şablonun Yüklenmesi

Şimdi ilk olarak Bildirgec - XML Blogger şablonunu yükleyin. Bunu yapmak için Blogger > Şablon > HTML'yi Düzenle yolunu izleyin. Bu sayfada bulunan "Sabit sürücünüzdeki bir dosyadan şablon yükleyin:" yükleme kutusu ile az önce indirmiş olduğunuz şablonu yükleyin.

Adım - 2: Blog XML Şablonundaki Bağlantı Adreslerinin Değiştirilmesi

İndirmiş olduğunuz Bildirgec - XML klasörü içerisinde bulunan CSS şablonunu (style dosyası), imaj dosyalarını ve bildirgec_commnets_tr JavaScript dosyasını GooglePages hesabınıza yükleyin. Yükleme yaptıktan sonra her bir dosyanın kendine ait bir bağlantı adresi oluşacaktır. Bu bağlantı adresleri Google kullanıcı adınızı "google-kullaniciadi" varsayıp, dosya isimlerinde de bir değişiklik yapmadığını düşünürsek aşağıdaki gibi olacaktır:
http://google-kullaniciadi.googlepages.com/yildiz.png
http://google-kullaniciadi.googlepages.com/yildiz2.png
http://google-kullaniciadi.googlepages.com/yorumgonder.png
http://google-kullaniciadi.googlepages.com/style.css
http://google-kullaniciadi.googlepages.com/bildirgec_comments_tr.js

Bu adımdan sonra şablon kodlarınız içerisinde CTRL+F tuş kombinasyonu ile arama penceresini açın ve aşağıda sıralamış olduğum ibareleri tek tek aratıp, bu satırlarda bulunan bağlantı adreslerini kendi adresleriniz ile değiştirin.

  • "bildirgec_comments_tr.js"
  • "style.css"
  • "yorumgonder.png"

Adım - 3: Yazı Gönder Bağlantısının Değiştirilmesi

Bildiğiniz gibi Bildirgeç'in tasarımında "yazı gonder" bağlantısı vardır. Bu bağlantıyı kullanarak blogunuz hızlı bir şekilde yazı gönderebilirsiniz. Tek yapmanız gereken bu bağlantıdaki blodID değerini sizinkisi ile değiştirmek.

Benim BETA blogumda bağlantı adresi aşağıdaki gibi:
http://www.blogger.com/post-create.g?blogID=6600359493657344908

Yukarıdaki bağlantıda dikkat ederseniz blogID değeri tanımlanmakta. Her Blogger kullanıcısının kendine ait benzersiz bir blogID'si vardır. Siz de kendi blogID'nizi bağlantı adresinde yazmalısınız.

blogID Kimliğimi Nasıl Öğreneceğim?

Bunun için en kısa yol herhangi bir internet tarayıcı (tercihen Firefox) ile blogunuzu görüntülerken farenin sağ tuşuna basıp Kaynağı görüntüle diyin. Sayfa kaynak kodlarınızın en altında aşağıdaki satırı göreceksiniz:
_WidgetManager._Init('http://www.blogger.com/rearrange?blogID=blodID numaranız', 'http://blogadınız.blogspot.com/','blogID numaranız');

Adım - 4: Son Yorumların Gösterilmesi

bildirgec_coments_tr JavaScript dosyasını Blogger şablonumuzdan çağırdıktan sonra verilerin gösterilmesi için Sayfa Ögesi ekle kısmından HTML/JavaScript sayfa ögesi ekleyin ve içine aşağıdaki kodu koyup kaydedin.
<script language="javascript"> var numcomments = 10; var numchars = 30; </script> <script src="http://blogadınız.blogspot.com/feeds/comments/default?alt=json-in-script&callback=showrecentcomments"></script>

Bitirirken...

Bu yazıyı HTML ve CSS bilgisi çok az olan bir kullancının anlayabileceği bir şekilde yazmaya çalıştığım için uzun oldu. Ancak gözünüz hiç korkmasın en fazla 15 dk. içinde herşeyi yapmış olacaksınız. İmaj dosyalarını, stil dosyasını ve JavaScript dosyalarını sizin sunucunuza yükletmemin tek sebebi ileride sorunlar ile karşılaşmamanız için. Yoksa tek başına bir şablon dosyası ile de Bildirgeç - XML Blogger şablonuna kavuşabilirsiniz...

Son olarakta şablonda bulunan eksiklikleri bana bildirirseniz sevinirim.


Yazının devamını okuyun...>>

Son Yorumlar