Ana içeriğe atla

Volga River Köprüsü ve Rezonans

Bir köprü, baraj, bina... İlk bakıldıklarında koca bir beton ve çelik yığını. Oysaki onların da bir ruhu var. Üzerinden umarsızca geçtiğiniz köprülerin canı sıkılmaz mı sanıyorsunuz... Canı sıkılan bir köprünün çılgınca dansı geçtiğimiz hafta haberlerde yer aldı. Köprünün adı Volga River Köprüsü.




Bundan 70 yıl önce rezonans sebebiyle yıkılan Tacoma Köprüsü'nü de anmadan geçmeyelim.



İnşaat Mühendisliği öğreniminin daha ilk safhasında öğrendiğimiz bir konu vardı: Rezonans. Malzemelerin dış bir kuvvet sebebiyle salınıma başlaması ve bu salınım frekansının o yapının doğal frekansına denk gelmesi. İşte tüm mesele bu. Olmak ya da olmamak. Volga River Köprüsü'nün durumu tam olarak bu mu bilemiyorum.

Rezonansa giren bir yapıyı tutmadığınız sürece sonucu felaket oluyor; yapı yıkılana kadar devam ediyor. Bir köprüyü düşündüğünüzde de dua etmekten başka çare yok :))

Kule VinçRezonanstan söz açılmışken size bir anımı anlatmak istiyorum. İnşaat sahalarında iş yükünü cesurca yüklenen kule vinçlerin de rezonansa girme tehlikesi vardır. Alt tarafı zemine ankastre olan vincin taşıma kapasitesi gövdesinden uzaklaştıkça azalır. (Elinizde olan bir ağırlığı gövdenizden uzaklaştırmayı deneyin, ne demek istediğimi net bir şekilde göreceksiniz.) Kule vinçlerin en uç noktasında taşıma kapasitesi minimum seviyeye düşer ve vinç bu halde iken oldukça titiz çalışmak gerekir. Söz gelimi yükü nazikçe ve yavaşça boşaltılmalıdır. Benim şahit olduğum olayda vincin en uç noktasındaki beton dolu kovanın yükü aniden boşaltıldı ve olan oldu. Vinç üzerindeki büyük gerilme aniden boşaltılınca vinç salınıma girdi ve yaklaşık olarak 1 dakika boyunca sallandı. O 1 dakikalık süre vinç operatörü ve bizim için bitmedi diyebilirim. Neyse ki vinç rezonansa girmedi. Aklımda tek kalan şey vinç operatörünün telsizden gelen çığlıkları ve küfürleriydi.

Yorumlar

  1. İlginç bilgiler teşekkürler...Bunu bilmiyordum...Vinçle ilgili anı da çok ilginç doğrusu ...

    YanıtlaSil
  2. 19 ağustosda fazlasıyla yaşadım bu duyguyu. Allah kimseye yaşatmasın.

    YanıtlaSil
  3. O sırada köprüden geçenler ne korkmuşlardır ama...

    YanıtlaSil
  4. "O 1 dakikalık süre vinç operatörü ve bizim için bitmedi diyebilirim"

    Allah korumuş...

    YanıtlaSil
  5. Bu vinç anısını bana anlatmamıştın ya! İlginçmiş.

    Bir de o köprü yıkılmadı diye biliyorum. Gerçeği kendisi yıkılmadıysa da itibarı yıkılmıştır :) Korkudan insanlar bir daha o köprüyü kullanmazlar herhalde.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Küfür ve hakaret içeren yorumları sevmiyor, Türkçe'nin doğru kullanıldığı yorumları ise çok seviyoruz.

HTML: <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
Uyarı: URL adresi belirtirken lütfen başına http:// protokolünü koymayı unutmayın!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sabit Diskinizde 60 GB Yer Açmak İster misiniz?

Windows XP ile hayatımıza giren Sistem Geri Yükleme aracı bazı durumlarda hayat kurtarıcı olsa da kişisel deneyimlerimden yola çıkarak, fazla güvenmememiz gerektiğini öğrendiğim bu araç sabit diskinizin boyutuna bağlı olarak gerektiğinden fazla iştahlı olabiliyor.

Windows XP ve Windows 7 işletim sistemi kullanıyorsanız Sistem Geri Yükleme aracının sabit diskinizde kullanacağı boyutu belirleyebiliyorsunuz. İş Windows Vista'ya geldiğinde kullanıcı arayüzü ile bu işi halletmeye imkan yok. Komut satırı ile değişiklik yapak gerekiyor.

Sabit diskiniz zamanla biriken sistem geri yükleme noktaları sebebiyle her geçen gün kan kaybeder. İşte bu noktada, sabit disk boyutunuza bağlı olarak eski geri yükleme noktalarını silip 60 GB'tan fazla yer açmanız mümkün. Sistem Geri Yükleme aracı sabit diskinizin %15'i kadar yeri kendine tahsis edebiliyor. Günümüzde kullanılan sabit disk boyutlarını düşündüğümüzde de 500 GB'lık bir sabit diskte 75 GB yeri -bazen- gereksiz yere heba etmiş oluyo…

Blogger Şablonunu Düzenleme (Güncellendi)

Yeni, yine, yeniden...

Sanırım bu sloganın ne anlama geldiğini biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için tekrarlarsam, bu sloganı Blogger İpuçları kategorisi altında yazdığım yazılarda başlangıç cümlemdir :-) Yaklaşık bir haftadır bir çok kişi bana "Yorum Gönder" butonunu nasıl değiştirdiğimi sorup durdu. Aslında cevabı çok basit; <img src=.../> etiketini kullanarak :-) İşlem bu kadar basit olmasına rağmen bir çok kişi bu ve bunun gibi basit işlemleri yapamıyor. Daha doğrusu sorun Blogger şablonunun XML olmasından kaynaklanıyor. Blogger şablonumuza baktığımızda herşeyin sunucularda barındırılan bir değişkene atandığını görüyoruz. Yani kimse şablununun kodları arasında "Yorum Gönder" ibaresini göremez! Onun yerine, <data:...> etiketi ile atanan değişkeni görür. Ancak değişken diyince akla garip garip ifadeler gelmesin, Google bu işi yaparken değişkenlere verdiği adlarda İngilizce anlamlarını verecek şekilde isimlendirme yapmış. Burda bahsi geçen "Yorum Gönde…