Ana içeriğe atla

Bir Zamanlar Cep Telefonu Delisiydim

İtiraf gibi bir başlık olduğunun farkındayım. Bu cümleyi kurduğum için sürekli cep telefonu değiştirdiğimi düşünebilirsiniz. Oysa ben vitrin ve tanıtım broşürlerinden öteye gidemiyordum :)

Motorola 9800 XBabamın 1994 yılında aldığı ilk cep telefonu ile başlayan merakım her geçen gün artmış ve bir noktadan sonra çılgınlık halini almıştı. Babamın ilk telefonu Motorola 9800X'e çok benziyordu. SIM kartı bugün kullandığımız gibi değil de kredi kartı boyutundaki haliyle takılıyordu. Tıpkı ATM'ye kart sokar gibi :) Bir zaman sonra Motorola emekliye ayrılmış ve PHILIPS marka bir cep telefonu ile kaldığımız yerden devam etmiştik. PHILIPS marka telefondan aklımda kalan en önemli datayı sesli aramayı desteklemesiydi. Babamın telefonundan tuşlara basmadan sesle arama yapılabildiğini söylediğimde kimse bana inanmıyordu :) Düşünün işte o günlerde bilim kurgu gibi geliyordu.


Ericsson GH688ERICSSON GH688'in fırtına gibi estiği dönemlerde cebinde bu telefonu bulunduran kişiler ya zengin ya da arabasına cep telefonlu takoz alma hevesinde olanlardı. Takoz diyerek cep telefonunu küçümsediğimi sanmayın aksine yeryüzündeki en sağlam cep telefonlarından biri olduğu için bu isimle anılıyordu. Bakın kutsal bilgi kaynağı ekşi sözlük'te neler neler söylenmiş.

Çubuk şeklinde anteni olmayan, dahili antene sahip ilk cep telefonu NOKIA 3210 ve ardından çıkan NOKIA 3310'da Türkiye'de önemli yere sahiptir. Nasıl ki her evde bir televizyon varsa o dönemlerde de her cepte bir NOKIA 3310 vardı.

Ericsson T28Bir zamanlar cep telefonu delisiydim ama hiç bir zaman çorap değitirir gibi cep telefonu değiştirmedim. Benimkisi platonik aşktı. Eğer bir tanıdığım cep telefonu alacaksa mutlaka bana danışırdı. Piyasadaki bir çok telefonun özelliklerini ezbere biliyor, fiyat/performans karşılaştırması yapıyordum. Kimbilir o danışmanlık hizmetlerim karşılığında ücret alsaydım zengin olabilirdim :) Babamın kullandığı ve bana verdiği ERICSSON T28 ilk telefonumdu. Tasarımı, üzerinden silindir geçmiş bir cep telefonunu andırıyordu. Boyutuna göre büyük olan anteni kolayca çıkarılabiliyordu. Zaten telefon piyasaya çıktıktan hemen sonra, anteninden memnun olmayan bir çok kişi tıpkı benim gibi yan sanayi ama daha kısa olan anteni kullanıyordu.

Sony Ericsson T100ERICSSON T28'i belli bir süre kullandıktan sonra kalbimi Sony Ericsson T100'e kaptırmıştım. Evet, SONY ve ERICSSON firmalarının cep telefonu alanında birleşmesinden doğan Sony Ericsson markasının ilk göz ağrısı T100'den bahsediyorum. Kendi paramla aldığım ilk cep telefonu olduğu için de ayrı bir yeri vardır. Sony Ericsson logolu hediye tişörtü de unutmamak gerek :) Bugün sıfır halini bulabilsem düşünmeden alacağım bir telefondur.

2005 yılının başında piyasadan çekildim ve şimdi iPhone 4 bile dikkatimi çekmiyor. Biraz abarttım gibi ama o zamanla kıyaslarsak ev telefonuna geri döndüm diyebilirim. İki senedir Motorola W181 kullanıyorum ve çok mutluyum.

Bitirirken...


Vitrin ve tanıtım broşürlerinden beni cezbetmeye çalışan ve zamanın en iyi telefonlarını da kolaj halinde paylaşmayı unutmayayım.

Cep telefonu kolajı

Bu itirafı neden mi yaptım? ntvmsnbc'de yayınlanan Cep telefonunun evrimi, 1983-2009 başlıklı yazı beni o yıllara aldı götürdü de ondan ;)

Sizlerin de benzer hikayesi yok mu?

Yorumlar

  1. Evin cep telefonu broşürü dolduğu günleri hatırladım. Ama beni pek etkilememiş olacak ki hala kullandığım cep telefonumun modelini bile bilmiyorum :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Küfür ve hakaret içeren yorumları sevmiyor, Türkçe'nin doğru kullanıldığı yorumları ise çok seviyoruz.

HTML: <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
Uyarı: URL adresi belirtirken lütfen başına http:// protokolünü koymayı unutmayın!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sabit Diskinizde 60 GB Yer Açmak İster misiniz?

Windows XP ile hayatımıza giren Sistem Geri Yükleme aracı bazı durumlarda hayat kurtarıcı olsa da kişisel deneyimlerimden yola çıkarak, fazla güvenmememiz gerektiğini öğrendiğim bu araç sabit diskinizin boyutuna bağlı olarak gerektiğinden fazla iştahlı olabiliyor.

Windows XP ve Windows 7 işletim sistemi kullanıyorsanız Sistem Geri Yükleme aracının sabit diskinizde kullanacağı boyutu belirleyebiliyorsunuz. İş Windows Vista'ya geldiğinde kullanıcı arayüzü ile bu işi halletmeye imkan yok. Komut satırı ile değişiklik yapak gerekiyor.

Sabit diskiniz zamanla biriken sistem geri yükleme noktaları sebebiyle her geçen gün kan kaybeder. İşte bu noktada, sabit disk boyutunuza bağlı olarak eski geri yükleme noktalarını silip 60 GB'tan fazla yer açmanız mümkün. Sistem Geri Yükleme aracı sabit diskinizin %15'i kadar yeri kendine tahsis edebiliyor. Günümüzde kullanılan sabit disk boyutlarını düşündüğümüzde de 500 GB'lık bir sabit diskte 75 GB yeri -bazen- gereksiz yere heba etmiş oluyo…

Blogger Şablonunu Düzenleme (Güncellendi)

Yeni, yine, yeniden...

Sanırım bu sloganın ne anlama geldiğini biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için tekrarlarsam, bu sloganı Blogger İpuçları kategorisi altında yazdığım yazılarda başlangıç cümlemdir :-) Yaklaşık bir haftadır bir çok kişi bana "Yorum Gönder" butonunu nasıl değiştirdiğimi sorup durdu. Aslında cevabı çok basit; <img src=.../> etiketini kullanarak :-) İşlem bu kadar basit olmasına rağmen bir çok kişi bu ve bunun gibi basit işlemleri yapamıyor. Daha doğrusu sorun Blogger şablonunun XML olmasından kaynaklanıyor. Blogger şablonumuza baktığımızda herşeyin sunucularda barındırılan bir değişkene atandığını görüyoruz. Yani kimse şablununun kodları arasında "Yorum Gönder" ibaresini göremez! Onun yerine, <data:...> etiketi ile atanan değişkeni görür. Ancak değişken diyince akla garip garip ifadeler gelmesin, Google bu işi yaparken değişkenlere verdiği adlarda İngilizce anlamlarını verecek şekilde isimlendirme yapmış. Burda bahsi geçen "Yorum Gönde…