Ana içeriğe atla

The Mentalist


Şimdiye kadar izlediğim yabancı dizi sayısı çok fazla değildir. Lost, Prison Break, Walking Dead, Smallville, Terminator: The Saarah Conner Chronicles, Sherlock, Breaking Bad (2 Seson), X Files, Person of Interest.

Hakkında uzun uzadıya yazılar yazmak içimden gelmiyor. Ama şimdiye kadar başından sonuna kadar keyif aldığım tek dizi The Mentalist. Günün yorgunluğunu atmak ve zihne masaj yapmak için birebir. 3 ay boyunca tam 145 bölümü (7 sezon) hiç sıkılmadan izledim. Bir karakterin sıradan bir diziyi nasıl da zirveye taşıyabileceğini gördüm. Sherlock'u da severiz ama senin samimi gülüşün, sıcaklığın kimsede yok be Patrick abi. Üzerinden hiç çıkarmadığın mavi takımın, kalın yün çorapların, tozlu ayakkabıların, koltuğun ve çay fincanına ne demeli. Böyle güzel bir diziyi yaptığı için Bruno Heller'e de selam olsun.

Simon Baker daha ilk bölümden sizi Patrick Jane karakteri içine çekiyor ve bir zaman sonra onun gibi gözlem yapmaya başlamanıza sebep oluyor. Ekibin diğer kalanlarını da saymak gerek; Lisbon, Cho, Rigsby ve Van Pelt... Tabi ki sonradan katılan Abbott, Vega ve Wiley.


Aileni katleden Red John'u bulabilmek için kendinden vazgeçtin. Büyüksün!

7 sezonun tamamını buradan izledim.

Yorumlar

  1. Yazını okuduktan sonra merakımı çekti ve 1. bölümü Tabiki etkisinde kalarak merakla izlemeye başladım ve beğendim. sanırım tüm bölümleri izlemeye çalışacağım..... Bu yazıyı yazdında İyimi oldu ? Şimdi işi gücü bırakıp dizi izleyeceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pişman olmayacağına eminim. Gündelik stresten biraz arınmak için her akşam bir bölüm yeter :))

      Sil
  2. Yeni diziye başlayınca insan kendini hapsolmuş gibi hissediyo, hepdini bitirmeden rahatlayamıyo. Bide dizi sürükleyiciyse gitti iki hafta :D Sonra da bekle ki yeni bölüm çıksın ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dizi 7 sezonu da izlemeye hazır olduğu için çok şanslıydım. Bekleme sorununu Person of Interest dizisinde yaşıyorum :)

      Sil

Yorum Gönder

Küfür ve hakaret içeren yorumları sevmiyor, Türkçe'nin doğru kullanıldığı yorumları ise çok seviyoruz.

HTML: <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
Uyarı: URL adresi belirtirken lütfen başına http:// protokolünü koymayı unutmayın!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sabit Diskinizde 60 GB Yer Açmak İster misiniz?

Windows XP ile hayatımıza giren Sistem Geri Yükleme aracı bazı durumlarda hayat kurtarıcı olsa da kişisel deneyimlerimden yola çıkarak, fazla güvenmememiz gerektiğini öğrendiğim bu araç sabit diskinizin boyutuna bağlı olarak gerektiğinden fazla iştahlı olabiliyor.

Windows XP ve Windows 7 işletim sistemi kullanıyorsanız Sistem Geri Yükleme aracının sabit diskinizde kullanacağı boyutu belirleyebiliyorsunuz. İş Windows Vista'ya geldiğinde kullanıcı arayüzü ile bu işi halletmeye imkan yok. Komut satırı ile değişiklik yapak gerekiyor.

Sabit diskiniz zamanla biriken sistem geri yükleme noktaları sebebiyle her geçen gün kan kaybeder. İşte bu noktada, sabit disk boyutunuza bağlı olarak eski geri yükleme noktalarını silip 60 GB'tan fazla yer açmanız mümkün. Sistem Geri Yükleme aracı sabit diskinizin %15'i kadar yeri kendine tahsis edebiliyor. Günümüzde kullanılan sabit disk boyutlarını düşündüğümüzde de 500 GB'lık bir sabit diskte 75 GB yeri -bazen- gereksiz yere heba etmiş oluyo…

Blogger Şablonunu Düzenleme (Güncellendi)

Yeni, yine, yeniden...

Sanırım bu sloganın ne anlama geldiğini biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için tekrarlarsam, bu sloganı Blogger İpuçları kategorisi altında yazdığım yazılarda başlangıç cümlemdir :-) Yaklaşık bir haftadır bir çok kişi bana "Yorum Gönder" butonunu nasıl değiştirdiğimi sorup durdu. Aslında cevabı çok basit; <img src=.../> etiketini kullanarak :-) İşlem bu kadar basit olmasına rağmen bir çok kişi bu ve bunun gibi basit işlemleri yapamıyor. Daha doğrusu sorun Blogger şablonunun XML olmasından kaynaklanıyor. Blogger şablonumuza baktığımızda herşeyin sunucularda barındırılan bir değişkene atandığını görüyoruz. Yani kimse şablununun kodları arasında "Yorum Gönder" ibaresini göremez! Onun yerine, <data:...> etiketi ile atanan değişkeni görür. Ancak değişken diyince akla garip garip ifadeler gelmesin, Google bu işi yaparken değişkenlere verdiği adlarda İngilizce anlamlarını verecek şekilde isimlendirme yapmış. Burda bahsi geçen "Yorum Gönde…