Yedin Beni POTF, Yedin

İbrahim Tatlıses'in dediği gibi:
-yedin beni evladım, yedin...

Yaklaşık bir ay önce kadar size Poets Of The Fall adlı gruptan bahsetmiştim. POTF hakındaki yazımı okuduysanız, bu grubu ne kadar sevdiğimi bilirsiniz. Öyle ki o günden beridir sürekli onları dinliyorum (takıntı oldu).

Yazımın devamında size grubun kliplerinin YouTube'taki linklerini verdim. Mutlaka bir dinleyin, birşey kaybetmezsiniz, kota dışında :-)

Şarkıların ses kalitesi videolardaki sıkıştırma yüzünden pekte iyi değil.

POTF-Carnival Of The Rust
POTF-Lift
POTF-Locking Up The Sun
POTF-Late Goodbye

Şimdilik bu şarkılara klip çekmişler. YouTube sitesinde, kullanıcıların oluşturduğu başka kliplerde var.


Yazının devamını okuyun...>>

Bana İnternet Bankacılığı Demeyin!

İnternet bankacılığına nedense hep uzak kalmışımdır. Televizyonda çıkan dolandırıcılık haberlerinden olsa gerek, temkinli olmuşumdur.

Ancak bugün şartlar değişti ve internette alış-veriş yapmam gerekti. Tek çaremin internet bankacılığı olmasından dolayı müşterisi olduğum bankanın internet sayfasına girdim ve tüm yönergeleri hiç olmadığım kadar dikkatli okudum. Bir ton güvenlik sorgulamasından sonra (şikayetçi değilim) tam başardım derken, o da ne? Havale yapacağım günlük alt limitim 0 YTL olduğu uyarısını aldım! Yav bana ne? Ben mi belirledim bu zımbırtıyı...

Çözüm ne mi oldu? Yazımın devamında bunu bir solukta anlatacağım.
Hemen müşteri hizmetlerini aradım, sağolsunlar yardımcı oldular. Meğer ben hesabıma girerken bir pencerinin açılması gerekiyormuş ve benim de limitleri belirlemem gerekiyormuş!!! Tabi bana böyle bir pencere açılmadığından sorun oluştu. Müşteri hizmetleri temsilcisi arkadaş ta mecburen şubeye gelmemi ve burada limitlerimi belirlememi söyledi.

Şimdi soruyorum ben ne anladım internet bankacılığından?! Ben bundan sonra nasıl internet bankacılığına güveneyim? Valla bazen eski kafalı olmak çok daha güzel oluyor. Çünkü oturduğum yerden işimi halledeyim derken, onca dakika telefonda konuşmam ve cep telefonundan yaşadığım mesaj trafiği yanıma kar kaldı!

Aramızda kalsın, müşteri hizmetleri temsilcisi benim hangi sayfaya kadar geldiğimi anlık olarak görebiliyor. Eve de lazım böyle bişi :-)


Yazının devamını okuyun...>>

Gelişmiş Arama Kutusu'nu Kişiselleştirin!

Yeni yine yineden...

Blogger'da bulunan sayfa ögelerinin bazılarını site şablonumuzdaki renklere uysun diye kişiselleştirebiliyoruz. Ancak bu özellik şu an için "Gelişmiş Arama Kutusu" sayfa ögesi için bulunmuyor.

Dünden beri bunu nasıl yapabileceğimi düşünüyordum, sonra aklıma sayfamın kaynak kodlarına bakmak geldi. İyiki de bakmışım, çünkü "Gelişmiş Arama Kutusu" sayfa ögesini hazırlayan AJAX Search API team, bizim için CSS kodları bırakmış :-)

Bende hemen kişiselleştirmeye başladım tabi. EEE en büyük misyonlarımızdan biri olarak "Bilgi paylaştıkça büyür" inancında olduğum için, yazımın devamında size nasıl yapacağınızı anlatacağım.

Not: Burada anlattıklarımı denemeden önce şablonun bir yedeğini mutlaka alın.

Bilgi: Renk kodlarında bulunan etiketler ( <data:visitedLinkColor/> gibi) şablonda önceden tanımlanmış renk kodlarına aittir. Böylece renkleri etiket ile çağırabiliyoruz.

1-) Öncelikle sayfa kodlarımıza ulaşıyoruz (Widget şablonlarını genişlet'i seçmeyi unutmayın)
2-) Sıra ilgili CSS kodlarını bulmaya geldi, bunu kolayca yapabilmek için tüm kodlarınız CTRL+A tuş kombinasyonu ile seçin ve CTRL+F ile arama kutusunu açın. Şimdi arama kutusuna "gsearch" diye yazıp aratın. İlk seçenekte <!-- override gsearch.css --> satırına ulaşacaksınız. İşte bu satır başlığımız, bundan sonraki kodlar ile kişiselleştirme yapacağız.

İlk olarak;

#uds-searchControl .gs-result .gs-title,
#uds-searchControl .gs-result .gs-title *,
#uds-searchControl .gsc-results .gsc-trailing-more-results,
#uds-searchControl .gsc-results .gsc-trailing-more-results * {
color: <data:linkColor/> ;
}

satırı ile karşılaşacaksınız. Bu satırda kırmızı ile belirttiğim yere istediğimiz yere renk kodunu yazarak arama sonuçlarının başlıklarını renklendirmiş olacağız. Burada ayrıca arama sonuçlarında çıkan "More Results" linkini de aynı renk ile kodlamış oluyoruz. Arzu ederseniz onu ayrıca renk kodu verebilirsiniz. Bunu yapmak için;

#uds-searchControl .gs-result .gs-title,
#uds-searchControl .gs-result .gs-title * {
color: renk kodu;
}

#uds-searchControl .gsc-results .gsc-trailing-more-results,
#uds-searchControl .gsc-results .gsc-trailing-more-results * {
color: renk kodu;
}

şeklinde ayırmanız gerekiyor.
Bundan sonraki tüm kodlarda aynı şekilde renk değiştirebiliyoruz. Ben hangi kodun neye ait olduğunu size söyleyeceğim.

#uds-searchControl .gs-result .gs-title a:visited,
#uds-searchControl .gs-result .gs-title a:visited * {
color: <data:visitedLinkColor/>;
}

bu koda dikkat ederseniz "result title" yani "sonuç başlıklarının" stillendirilmesinden sorumlu olduğunu göreceksiniz. Burada "a:visited", listelenen başlıklardan önceden ziyeret ettiklerinizi renklendirmek için kullanılıyor.

#uds-searchControl .gs-relativePublishedDate,
#uds-searchControl .gs-publishedDate {
color: <data:dateColor/> ;
}

bu kod ise arama sonuçlarından blogunuzda bulunan sonuçaların altında bulunan tarih ibaresinin rengini stillendirmekle yükümlü.

#uds-searchControl .gs-result a.gs-visibleUrl,
#uds-searchControl .gs-result .gs-visibleUrl {
color: <data:urlColor/>;
}

bu kod ise arama sonuçlarınında listelenen başlıklara ait site adreslerinin renklerinin stillendirilmesinden sorumlu.

#uds-searchControl .gsc-results {
border-color: <data:borderColor/> ;
}

bu kod ise aradığınız terimin arama sonuçları içinde alacağı rengi stillendirmekle yükümlü. Burada koyu kalın şekilde yazılması kodlanmış. Siz kırmızı ile gösterdiğim kodu herhangi bir renk kodu ile değiştirebilirsiniz.

#uds-searchControl .gsc-tabhActive {
border-color: <data:borderColor/>;
border-top-color: <data:activeBorderColor/>;
background-color: <data:backgroundColor/>;
color: <data:textColor/>;
}

bu koda ise baktığımızda "tabhActive" ile arama kutusunda bulunan sekmelerden aktif olanını stillendirebileceğimiz anlaşılıyor.
-İlk renk kodu ile arama kutusu çerçevesinin rengini değiştirebilirsiniz.
-İkinci renk kodu ile sekmelerin başlıklarını vurgulamak için kullanılan çizgi başlıklarını renklendirebilirsiniz.
-Üçüncü renk kodu ile arama sonuçlarını görüntülendiği alanı renklendirebilirsiniz.
-Son olarakta dördüncü renk kodu ile sekme başlığının rengini değiştirebilirsiniz.

#uds-searchControl .gsc-tabhInactive {
border-color: <data:borderColor/>;
background-color: transparent ;
color: <data:linkColor/>;
}

buda son kod yumağı. Burada da "tabhInactive" etiketinden anlaşılacağı üzere, arama sonuçlarında listelenen 4 sekmeden aktif olmayan 3'ünü stillendirebiliyoruz. Burada bir önceki kod yumağından farklı olarak, "background-color" var. Bu da aktif olmayan sekmelere arka plan rengi verebilmemizi sağlıyor. Burada arka plan transparan seçilmiş, siz buraya renk kodu da koyabilirsiniz.

Benden bukadar. Kolay gelsin...


Yazının devamını okuyun...>>

Gelişmiş Arama Kutusu Kısmen Türkçe Oldu!

Dün haberini vermiş olduğum "Gelişmiş Arama Kutusu" sayfa ögesinin İngilizce olan sekmeleri de Türkçe olmuş. "Search" butonu ise hala İngilizce! Anket sayfa ögesinde de aynı sorun var. Orada da "Oyla" yerine "Vote" yazıyor. Bunlar için Blogger'a mail atacağım. Bakalım sonuç ne olacak...

Her ne kadar search kelimesinin anlamını İngilizce bilmeyen biri de bilse, ben sitede bütünlük arayanlardanım. Göze hoş gelmiyor.


Yazının devamını okuyun...>>

Yeni Bir Sayfa Ögesi Daha: "Gelişmiş Arama Kutusu"

Blogger tabanlı blog tutan kullanıcıların en büyük sıkıntıları popüler eklentilerin Blogger'da olmamasıdır. Örnek vermek gerekirse;

-Son yorumlar eklentisi (Bunun nasıl yapılabileceğini anlatmıştım, öğrenmek için tıklayın.)

-Devamını oku özelliği ( Nasıl yapılacağını anlatmıştım, öğrenmek için tıklayın.)

-Son yazılar ( Bunu da RSS ile çözebiliyoruz.)
-vs...

Blogger bu feryatları duymuş olacak ki yakın zamanda "Anket" ögesini eklemişti. Şimdi ise "Gelişmiş Arama Kutusu" ögesi eklemiş. Yazımın devamında bunu nasıl ekleyeceğinizi anlatacağım.

Bu yazıyı ilk gördüğünüzde bunun çok basit bir şekilde bir kaç kod ekleyerek yapılabildiğini söyleyeceğinizi biliyorum. Sıkı durun, Blogger öyle basit bir arama kutusu koymamış! Öyle ki kullanıcının isteğine bağlı olarak aynı anda;

  • Kendi blogunuzda,
  • bulunan yazılarınızdaki site bağlantılarında,
  • MaFiAMaX Blog!'da olduğu gibi "Gezilesi Siteler" bağlantılarında,
  • Ve... Web'te
eş zamanlı olarak arayıp, tüm sonuçları siteye yazı girişlerini yaptığınız alanın en üstünde sekmeler halinde görüntüleniyor.

Son olarak bu ögeyi eklemek için hesabınıza http://draft.blogger.com/home adresinden giriş yapmalısınız.

Peki bu Blogger in Draft nedir?

Blogger in Draft, Blogger için hazırlanan yeni özelliklerin sergilendiği özel bir Blogger sayfası. Bu sayfadan giriş yaptığınızda henüz halkın kullanımına açılmamış özellikleri deneyebilirsiniz. Temmuz ayında kullanıma sunulan "Anket" ögesinin Haziran ayında Blogger in Draft sitesinde yayınlandığını düşünürsek, "Gelişmiş Arama Kutusu" ögesinin de en geç 1 ay içinde hizmete gireceğini düşünmek yanlış olmaz.


Yazının devamını okuyun...>>

İnternet Diyince Akla...

Türkiye'ye ADSL hizmeti girdikten sonra internet kullanımı bir anda tavan yaptı ve gün geçtikçe kullancı sayısını artırmaya da devam ediyor. Bazı kullanıcılar kendini internete o kadar kaptırıyor ki onsuz kaldığında kendini çıplak gibi hissediyor. Eğer sizde kendinizi internete çok kaptırdığınızı düşünüyorsanız yazımın devamındak eğlenceli değerlendirmeyi okuyun.

  • Modeminizi kapattığınız da içinizde bir burukluk hissediyorsanız,
  • Defterinizdeki tüm adreslerde "@" varsa,
  • İnternet erişimi olmadığı için annenize erişemiyorsanız,
  • Anneniz resti çekip "Hayır, bilgisayar yatağa giremez!" dediyse,
  • Bilgisayar masanızın sandalyesini bir klozetle değiştirmeyi düşünüyorsanız,
  • Gülümsediğinizde başınızı yan çeviriyorsanız [ :-)],
  • Rüyalarınız 256 renk ise,
  • Asansöre bindiğinizde bastığınız düğmeye çift tıklıyorsanız,

internet erişimini biraz fazla abartmışsınız demektir.


Yazının devamını okuyun...>>

Google Analytics Türkçe Konuşuyor!

3-4 Sene önce Google diyince aklımıza arama motorundan başka bir şey gelmezdi. Şimdi ise Google onlarca hizmeti bedava veriyor. Zaten Google'ı en büyük yapan da bu, bedava hizmet vermek. Öyle ki bir çok şirketin ücretli olarak hizmet verdiği site analiz hizmetini bile bedava veriyor. Bu analiz hizmetinin adı bir çoğunuzun bildiği gibi Google Analytics.

Bu hizmeti, özellikle İngilizce bilmeyen arkadaşlara kaynak olması açısından, inceleyip kullanma kılavuzu niteliğinde bir yazı hazırlıyordum ki bir de ne göreyim! Google Analytics Türkçe olmuş. Açıkcası bu hizmeti de bize Türkçe olarak sunan Google ve Google Türkiye'ye teşekkür ederim.

Artık Türkçe olduğunua göre, nerdeyse yarısına kadar geldiğim yazı dizimi yayınlamayıp daha kısa ama önemli olduğunu düşündüğüm noktaları açıklayan, bir yazı hazırlayacağım.


Yazının devamını okuyun...>>

Ey Ahali Merhumu (Internet Explorer) Nasıl Bilirdiniz?

İnternet tarayıcısı olarak en başından beri Internet Explorer kullanıyorum. Bir ara Opera ve Firefox kullandım ama alışkanlık işte yine Internet Explorer'a döndüm. Internet Explorer 7'nin çıkması ile hiç düşünmeden ona geçtim. Ama gelin görün ki sorunlar yumağı beni bekliyormuş! Az gittim düz gittim, dere tepe düz gittim ama bu IE 7'nin kendi kendine onlarca sayfa açmasından kurtulamadım. Sonra güncellemesi çıktı ve onu yükledim. En nihayetinde bu sorun hallolmuştu. Ama durduk yere RAM kullanımımın 800 MB'lara çıkması ve işlemci kullanımının %90 lara varması sorunu bitmemişti. Ama bugün kü kadar hiç kızmamıştım. Neden mi? Merak ediyorsanız yazımın devamını okumanızı şiddetle (şiddeti sevmem) tavsiye ederim.
Şimdiye kadar bir işi yaparken başka bir işi çalıştırdığımda beni asla yarı yolda bırakmayan kadim dostum, biricik bilgisayarım müzik dinlerken öksürmeye başladı. İşte tam bu anda şartellerim arttı! Neydi benim kadim dostumu yoran şey? Hemen görev yöneticisini açtım ve o lanet şeyin iexplore.exe'nin ta kendisi olduğunu gördüm. Tabi bende kadim dostumu yalnız bırakmayarak iexplore.exe ile savaşmaya başladım. Ben kapatmaya çalıştıkça o sen misin beni kapatmaya çalışan dercesine inat ediyordu. En sonunda galip geldim ve kapatabildim. Ama bu olay beni derinden yaralamıştı. Onca sene gözgöre göre IE kullanmama mı yanayım yoksa kadim dostumu bu hallere düşmesine mi!?

IE'ye olan sinirim geçecek gibi değil. Bu yüzden merhum hakkında konuşulanları bir araya getirip siz değerli okuyuculara sunmak istiyorum.

-Ey ahali merhumu (Internet Explorer) nasıl bilirdiniz?

  • microsoftun sayfasinda bile java script error verebilen bir bit yigini...
  • darktower dogru tanimlamis ama eklemekte fayda var front page salagindaki kodlara bile hata mesaji verebilecek kadar garip bir yaratik ie.
  • son zamanlarda error reporting toll'u ile daha bi sinir bozucu olan... neredeyse,microsoft'a aman su erroru de report edeyim, aha bunu da soylememezlik etmeyeyim edasiylagocmek icin adeta kasan... peki ne halt yolluyo bu alet diye sniffledigimde de, o kisminin da dogru duzgun hic bisi yapmadigini gorup iyice kizmaya basladigim "browser"
  • microsoft tarafindan windows'un hayati bileseni haline getirildiginden cross language kurulumlarda -yani windowsun kuruldugu dilden baska dilde bir internet explorer kuruldugunda- cok komik goruntuler yasatan program. start/shut down, what do you want the computer to do? yeniden başlat.
  • değil 7, 77 olsa kulanılmayacak browserın sürümü.
  • vista üzerinde çalışan haline de şöyle bir göz atıp xp üzerinde meydana gelen sorunun (#10387486) aynen devam ettiğini gördüğüm tarayıcı.. yani sekme çubuğunun oradaki düğmelerin hepsini kaldırırsanız, explorer'ı bir dahaki açışta bu düğmelerin hepsi geri geliyor; hepsi.. ama yok eğer en azından bir tane düğme bırakırsanız orada, böyle bir sorunla karşılaşmıyorsunuz; yani en azından bir tane düğme olacak orada; microsoft amca şart koşmuş.. ilk tanıtımlarında duyduğum bir laf aklıma geliyor, "artık çok az düğme var" şeklinde; sekme çubuğundaki düğmeler fark edilmeden söylenmiş bir söz olsa gerek; sonuçta daha az düğme var, ama çok az değil..
  • .....
Tüm olumsuz yorumlara ve beni çok sinirlendirmesine rağmen IE'den vazgeçemiyorum :-)

Bu yorumların tümü ekşisözlük'ten alıntıdır.


Yazının devamını okuyun...>>

Dama Ne Kadar Zor Olabilir Ki!?

Dama oynamayı bilmeyen çok azdır. Çünkü çok basit kurallar üzerine kurulu bir oyundur. Peki bu kadar basit kurallara rağmen bir dama oyununda ne kadar kombinasyon vardır? 500 milyar kere milyar kadar :-)

Kanada'daki Alberta Üniversitesi'nden yazılım uzmanları "Chinook" adını verdikleri ve 1989 yılından beri geliştirdikleri bir yazılım ile bilgisayarı dama oyununda yenilmez kılmışlar. Uzmanlara göre bilgisayar hiç bir zaman yenilmeyecek.

Yazılımın 1989 yılından beri geliştirilmekte olduğunu duyunca "ne sabır yarabbi" demekten kendimi alamadım.

Haberi NTVMSNBC sitesinden okudum.


Yazının devamını okuyun...>>

Anasayfa Güzelleri

Bazı sitelerin anasayfalarına aşık olursunuz ya, işte SmashingMagazine bu siteleri bir araya getirmiş. Başarılı sitelere buradan ulaşabilirsiniz.

Benim hayran olduğum sitelerin listesi ise;

[Kaynak]


Yazının devamını okuyun...>>

İşlemci Piyasası Hiç Bu Kadar Kızışmamıştı!

Yaz geldi, bir çok PC kullanıcısı kafasında yatan PC konfigüresyonunu oluşturmaya başladı. AMD'nin, Intel'in en son çıkarmış olduğu Core 2 Duo işlemcileri karşısında henüz bir cevap verememiş olması nedeniyle , X2 işlemcilerinde fiyat indirimlerine gittiğini biliyoruz. Intel'de boş durmadan çalışıyor, bir yandan "Conroe Refresh" ( E6X50) olarak adlandırılan yeni işlemciler çıkarıyor bir yandan da fiyat indirimlerine gidiyor. Bu rekabetten de en karlı çıkan taraf biz son kullanıcılar oluyoruz. Tabi akıllıca bir çözüm yaparsak... Zira daha yeni aldığımız bir işlemci iki hafta sonra yarı fiyatına satılınca insan kahroluyor. Bu yüzden yeni bir işlemci almayı düşünüyorsanız fiyat indirimlerini çok dikkatli bir şekilde takip edin. Tabi donanım piyasasında fiyat indirimleri hiç bir zaman bitmez ama bu son yapılacak indirim beklenmesi gereken bir indirim. Fiyat tablosunu görmek için yazının devamını okuyun.

Intel'in yakın zamanda yapacağı indirim 22 Temmuz'da olacak. Bundan sonraki indirimi ise Sonbahar aylarında yapacak gibi. 22 Temmuz'da yapılacak indirimlerle Intel işlemcilerinin fiyatları aşağıdaki tablodaki gibi olacak. (İthalat yapan firmalar nedeniyle fiyatlar az da olsa farklılık gösterecektir)


Image Hosted by ImageShack.us


Yazının devamını okuyun...>>

NFS: Pro Street Gümbür Gümbür Geliyor...

EA Games'in belki de en çok sevilen oyun serisi NFS serisidir. NFS serilerine yeni bir soluk getiren oyun ise NFS Underground olmuştu. Bu oyun ile NFS serileri farklı bir yol izlemeye başladı. Bu yeni yolun çok başarılı olduğu hayran kitlesinin sayısına ve hakkında çıkan olumlu yorumlara bakılınca rahatlıkla anlaşılıyor. Yakında çıkacak olan NFS Pro Street ile çıta daha da yukarı çıkacak. Yazımın devamında size kısa bir geçmiş ve PC oyuncularının en büyük sorunu olan FPS oranı ile ilgili bir kaç şey anlatacağım...

EA Games bu başarıyı daha da ileri götürebilmek için hız kesmeden NFS Underground 2, NFS Most Wanted ve NFS Carbon oyunlarını çıkardı. Bu oyunlardan en başarılı olanı ise hiç kuşkusuz Most Wanted idi. Gerek grafikleri gerekse araç sayısının çokluğu ile diğer oyunlardan sıyrılmıştı. Ama Most Wanted'ı daha da farklı yapan özelliği ise NFS Undergrond ile karanlığa gömülen oyunu artık gündüz oynama zevkine varabilmiştik. Most Wanted'tan sonra çıkan Carbon ise bekleneni tam olarak veremedi. İşte tam burada EA Games devreye giriyor. Firma yakında çıkacak olan NFS Pro Street oyunu ile gönlümüzü alacak gibi görünüyor. Oyun tanıtım videoları da izlediğinizde ne kadar haklı olduğumu göreceksiniz.

Videoyu izlediğinizde PC oyuncularının en büyük sorununu da görmüş olacağız. Bu sorun NFS serilerinde kendini oldukça belirli hale getiriyor. Bu sorun düşük FPS oranı (Frame Per Second-Saniyedeki Kare Sayısı) . Bu oran düşük olduğu zaman görüntüde takılmalar olur. Bazen FPS oranımız, gözlerimizin takılmaları bariz şekilde seçmesine izin vermeyecek şekilde yüksek olabilir. Bu oran genellikle 30 FPS kadardır. Ancak NFS gibi hızlı karelerin oluştuğu bir oyunda 300 KM hız ile gitseniz bile bu hızla gitmiyormuşsunuz gibi hissedersiniz. Bunun sebebi FPS oranıdır. Videoya dikkat ederseniz arabanın hızlandığı sahnelerde gerçektende hız limitinde gösterilen hızda gittiğiniz hissedebiliyorsunuz.

Konsolların son zamanlardaki başarısı yüzünden PC oyunculuğu darbe üzerine darbe yiyor. Bunun tek sebebi oyunlardan yüksek verim alabilmelerinden kaynaklanıyor. Konsolların donanımlarına bakıldığı zaman benzer bir donanımı PC'de toplamaya kalktığımızda 3000 USD gibi yüksek bir maliyet oluşuyor, konsolların fiyatı ise ortada. Gerçekten de bir oyunu aldığınızda acaba benim sistemim kaldırır mı gibi telaşlara kapılmamak çok güzel bir duygu olmalı.


Yazının devamını okuyun...>>

Cbox İle Sitenize Mesaj Panosu Ekleyin

Bedava blog hizmeti kullananların en büyük yardımcısı genellikle Web 2.0 altyapısı ile kurulmuş eklenti siteleridir. Bu sitelerden alacağınız ufak bir kod ile sitenize mesaj panosu, slayt gösterisi, anket, sayaç, vs... gibi bir çok eklenti kullanabilirsiniz. Şimdi size bir süredir kullandığım Cbox: mesaj panosu hizmetini anlatacağım.

Mesaj panosu sitede o anda bulunan kullanıcıların mesajlaşmasını sağlayan güzel bir eklentidir. Site üzerinde MSN kullanmak gibi. Bu hizmeti veren bazı siteler var. Benim size anlatacağım servis Cbox.

Cbox'un anasayfasına girdiğinizde "Sign Up" kısmına tıklayın ve açılan kayıt formunu doldurun. Kayıt işlemleri bittikten sonra kullanıcı adınız ve şifreniz ile siteye giriş yapın. Siteye giriş yaptıktan sonra "Kontrol Paneli" ne ulaşacaksınız. Kontrol panelinde;

  • Quick Setup (Hızlı Kurulum): Bu sekmede mesaj panonuza hiç bir ayar yapmadan standart ayarları ile kullanmak için kodu alabilir ve hemen sitenizin uygun bir yerine yapıştırabilirsiniz. Blogger kullanıcılarının tek yapması gereken ise "Sayfa Ögesi Ekle" ile HTML/JavaScript eklemek.
  • My Account (Hesabım): Bu sekme ile hesabınıza ulaşıp şifre değişikliği yapabilirsiniz.
  • Cbox Options (Cbox Ayarları): Bu sekmede Cbox ayarlarınız yapabilirsiniz. Bazı ayarların Türkçe karşılığını vermek gerekirse;
  1. Width and height (Genişlik ve yükseklik): Mesaj panosunun genişlik ve yükseklik ayarlarınızı yapabilirsiniz.
  2. Form layout (Panonun görüntüsü): Burada yaptığınız uygulama önzileme ile gösterildiğinden açıklamaya gerek yok.
  3. Messages (Mesajlar): Burada mesaj panosunun bir sayfasında görüntülenmesini istediğiniz mesaj sayısını belirlemeyebilirsiniz.
  4. Message length (Mesaj uzunluğu): Mesajda yazılabilecek maksimum karakter sayısını belirleme.
  • Colors & Fonts (Renkler & Fontlar): Burada pratik bir şekilde renkleri değiştirebilirsiniz. Ayrıca eş zamanlı çalışan önizleme penceresi de çok işinize yarayacak. Böylece sitenizde kodları koyup deneme yapmadan renklerin uygunluğunu görebileceksiniz. Renk kodları HTML dilinde olması gerektiğinden renkl kodlarını bilemeyebilirsiniz. Ama dert etmeyin çünkü "Color Picker (Renk Seçici)" ile dilediğiniz rengi seçip HTML kodunu görebilirsiniz. Bu araç Color & Fonts sayfanızın hemen sağ üst köşesinde [Color Picker] linki ile yer almakta.
  • Smilies (Surat ifadeleri): Anlık mesajlaşma programlarından aşina olduğumuz suratlar mesaj panosunda da kullanılabiliyor. Bu sekmede kullanılabilecek suratları belirleyebilirsiniz.
  • Blocked Users (Yasaklanmış kullanıcılar): Mesaj panonuza mesaj atmış bir kullanıcıyı engellemek istiyorsanız yazdığı mesajı işaretleyip "Ban" linkine tıklamanız yeterli. Ancak bu sistem kişinin IP numarasına göre engelleme yaptığından, kişi IP'sini değiştirdiği anda tekrar mesaj yazabilir. Engellediğiniz kullanıcının cezasının biteceği tarihi de "Cahange expiry" ayarından belirleyebilirsiniz.
  • Messages (Mesajlar): Bu sekmede mesajları görüntüleyebilir, istediğiniz silebilirsiniz.


Bu hizmetin bazı ayarları ücretli üyelik gerektirdiğinden açıklamadım. Zaten üzeri silik ayarları sadece ücretli kullanıcılar kullanabiliyor.Benim size anlatacaklarım bu kadar. Eğer herhangi bir sorun yaşarsanız yorum kısmına sormaktan çekinmeyin, yardımcı olacağımdan emin olabilirsiniz. İyi Cboxlar...


Yazının devamını okuyun...>>

Call Of Duty 4'e Yakışmadı...

Yazılarımı takip edenler Oyun kategorisi altında Call Of Duty 4: Modern Warfare oyunundan bir kaç gez bahsettiğimi bilirler. Oyunu bu kadar çok takip etmemin sebeblerinden biri CoD'un geçmişi bir diğeri de oyunun yayınlanan videoların çok başarılı olmasıydı. Ancak son izlediğim video beni germeye yetti. Ne yazık ki Call Of Duty oyununda da Irak teması oyun yapımcılarının dilediği gibi kullanılması ile sonuçlanmış. Yine her zaman ki gibi süper güç Dünya'yı kurtarıyor, Iraklı bir komutanda pis işler çeviriyor. Üstelik bu video da insanların kurşuna dizilme sahnesi var. Bu yüzden de videoyu izlemeden önce 18+ yaş kontrolü yapılıyor (!)

Her ne kadar gerçek hayatta Iraklı komutan gibi örnekler mevcutsa da Amerikalı komutanların "hero" olduğu söylenemez. Ancak gelin görün ki oyunu onlar yapıyor.




Yazının devamını okuyun...>>

Lost Bitti, Şafağa 200 Küsür Gün Var...

Lost bitti, artık kendisinden bahsetme zamanım geldi sanırım. Bu ismi duymayan kalmamıştır herhalde. Benimde dizi ile tanışmam bu yılın başlarında oldu. Size dizi ile nasıl tanıştığımı anlatmak istiyorum. Soğuk bir kış sabahı (bu yıl da ne kış yaşandıysa) ilköğretim okulundaki hocamın evine gitmiştim. Kendisini ara ara ziyaret ederim, vefalı öğrenciyim 7 yıl oldu bitireli. Sohbet ederken laf Prison Break dizisinden açıldı. Prison Break dizisini hocama anlat anlat bitiremiyorum. Kendisi Prison Break'i izlediğini ama Lost adındaki dizinin kendisini daha çok bağladığını söyledi. Tabi başladı o da diziyi anlatmaya. İşte bir uçak kazası oluyor, sonra düşen uçaktan insanlar sağ salim çıkıp adadan kurtulmaya çalışıyorlar....

Bu konuşma böle geçtikten sonra işin aslı beni sarmayacak olacak ki konuyu geçiştirdim. Sonra bana 1.sezon DVD'lerini verdi ve kesinlikle izlememi söyledi.

Eve gittiğimde DVD'ler aklımdan çıkmıştı bile! DVD'leri masanın üzerine koymamla bir daha bakmam arasında 2 gün geçti :-) Dedim ya ilgimi çekmemişti. Sonra canım sıkıldı ve DVD'lere bir göz atayım dedim. Ben bu lafı dedim ya ayvayı yiyeceğim hiç aklıma gelmemişti. Allah'ım o ne, ilk bölümü izlemeye başladım ve ilk dakikadan itibaren kendimden geçtim. Gecenin bir yarısı kardeşimi tam yatmak üzere iken yataktan kaldırdım ve onuda izlemesi için ikna ettim. Sonra ne mi oldu? Her akşam kardeşim ile ben ilacını bekleyen hasta gibi akşamın 7 olması ile birlikte günde 3-5 bölüm izlemeye başladık. Lost almadığımız akşam krize girmeye başladık. Allah'ım 1. sezon bitti, biz ne yapacağımızı şaşırdık, başladık etrafımıza saldırmaya :-) Sonra 2. sezon 3.sezon derken baktık ilacımız stoklarda da tükenmiş. Şimdi ise 200 küsür gün beklemek zorundayız. Kardeşime ara sıra biz bu diziyi yada ilacı günde 3-5 doz almak yerine 2 doz mu alsaydık diye soruyorum. Böylece daha geç biterdi ve daha az beklerdik. Ama olan oldu. Şimdi bakıyorum da hocamı anlayabiliyorum. Kadıncağız diziyi bana anlatmak için ne kadar da çabalamıştı. Ben ise hiç oralı olmamıştım. Şimdi aynı anlatma içgüdüsü bende de var. Lafı açıldığı yerde başlıyorum şakımaya. Aslında ilk defa duyan birine anlatmak baya bir zor oluyor (bknz:ben) Ne adamı=? düşen uçak mı? kurtulmaya çalışan insanlar mı? oha ada canlı mı? yok canım bir de kara duman mı var?.... böyle sorularla muhattap zorunda kalıyor insan. Gerçektende bu dizi anlatılmaz izlenir.

Hayatımda en gördüğüm en güzel kurgu, karakter analizi, görsel, vs... bu dizide. Dizi hakkında bir çok site ve forum var. Ben uzun süredir Yüzsekiz.com sitesini takip ediyorum. Site Lost açlığınızı doyuracak cinsten yüksek dozlu :-) Ama bu beni kesmedi derseniz Google'da "Lost" diye aratmanız ile Lost cennetine bir adım yaklaşmış olacaksınız.

Bazı dizi izleyicileri yabancı dizi izleyen CNBC-e kölelerini pek sevmez. Ben de başlarda yabancı diz fanatikliğini bir türlü anlayamıyordum. Ama insan yabancı dizilerdeki kaliteyi görünce ister istemez bağlanıyor. Tabi ki hepsi bir değil. Şimdiye kadar 4 yabacı dizi izledim ve her birinin kalbimde ayrı yeri vardır.

Bunlar:

  • Knight Rider (Kara Şimşek) - Pek hatırladığım söylenemez.
  • A Takımı - Bayılıyordum izlemeye, ara ara çıkıyor ve ben izlemekten vazgeçmiyorum.
  • Prison Break - Lost yüzünden 2.sezonu tam izleyemedim.
  • Lost - 3 sezon da bitti, şimdi şafak kaç diye sorar oldum.


Henüz Lost izlememiş ziyeretçilerime en azından bir deneyin demek istiyorum. Tabii bir şartla, sonra bizi bağımlı yaptın deyip kızmak yok :-)

En son olarak şunu da söylemek istiyorum. Dizide bir çok yapımda olduğu gibi saçmalıklar ve hatalar var. Ama bunlar dizinin verdiği keyif ve heyacanın yanında gözünüze batmak bir yana bazen gözükmüyor bile.


Yazının devamını okuyun...>>

Apple iPhone'u Yaptığına Pişman Olmuş mudur?

Apple iPhoneBaşlığı okuyunca hadi canım dediğinizi duyar gibiyim :-) Ancak iPhone'un teknolojik aletler diyarında en çok şişirilen alet olduğu da her gün yeni bir haber ile ortaya çıkıyor. iPhone'un gelmiş geçmiş en iyi reklamı yapılan aletler arasında olduğu su götürmez bir gerçek.Fakat bundan sıkılanlar olacak ki iPhone çıkar çıkmaz bir sürü olumsuz haber ile anılmaya başlandı.

iPhone'u almayı düşünmeden önce yazının devamını okumanızı öneririm.

Konsept: Dokunmatik ekranlı, tuşsuz telefon konsepti LG tarafından yaratıldı ve Prada modelinde uygulandı. LG’nin bu ürünü Eylül 2006’dan bu yana ortalıktaydı. iPhone ise Ocak 2007’de tanıtıldı. Yani işin özü, LG Prada iPhone’den çalıntıdır! Çünkü 3-5 ay sonra bile çıkartsa, Apple hiç kimseden hiçbir şey çalmaz, yeniden yaratır!

İsim Hakkı: iPhone ismi hakkı, Cisco’ya aitti. Fakat Apple Cisco’ya sormaya bile tenezzül etmeyip, iPhone ismini kullandı. Cisco’dan tepki gelince de “siz kimsiniz ki, şapşallar!” dedi. Sonra? Sonra tıpış tıpış masaya oturup, milyon dolarlar ödeyerek iPhone isminin kullanımı için anlaştı. Dava açılmasından tam bir gün önce. Tıpkı iPod arabirimini Creative’den çaldığında, davadan korkup 100 milyon dolar ödemesi gibi!

Fiyat: iPhone ABD’de 500 dolara satılıyor. Doğru. Fakat bu fiyat aletin gerçek fiyatı değil, 2 yıllık AT&T sözleşmesi ile geçerli olan sübvanse fiyat. Türkiye’deki “çılgın cep telefonu gençliği”, 500 dolarlık fiyatı görünce bayıldı: “Oo süper, iki tane almazsam şerefsizim!”. Oysa iPhone için 500$ ödemek yetmiyor. Üstüne iki yıl için en az 60×24=1440$ ödemek şart. Bunu ödemeden (ilk taksidi), aleti açıp kurcalayamıyorsunuz bile. Ayrıca bu rakam 2400 dolara kadar çıkıyor. Kısacası sübvanse edilmiş, hem de ABD’de geçerli fiyat üzerinden Türkiye için değerlendirme yapmak, kara cahillikten başka bir şey değil.

Özelliklerindeki eksiklikleri ise iPhone Alacaklar Birdaha Düşünsün! başlığından okuyabilirsiniz.

Konsept, İsim hakkı ve Fiyat bilgileri TeknoAjan sitesinden alıntıdır.


Yazının devamını okuyun...>>

Blogger'da "Devamını Oku" Bağlantısı Yapmak

Blogger'da devamını oku bağlantısı yapmakSizlere bu yazımda Blogger kullanıcılarının derin yaralarından biri olan "Devamını Oku" bağlantısını nasıl oluşturacağımızı anlatmaya çalışacağım. Aslında benim yaptığım Dünya'yı kurtarmak değil çünkü bu konu hakkında Blogger Destek sayfasında yazı var, ancak Google'da aramalarım sonucu bir çok kişinin hala sorunlar yaşadığını gördüm, zaten dikkat ederseniz Blogger tabanlı sitelerde bu bağlantıyı oluşturabilmiş site çok az. Şimdi daha fazla uzatmadan nasıl yapılır onu öğrenelim...

Öncelikle site şablonunun yedeğini almalısınız, ileride çıkacak bir sorundan dolayı sonra kapımı aşındırmayın :-)

Uyarı: Burada anlatılan uygulama Blogger'ın eski (klasik) şablonları için geçerli değildir.

Kodları yerleştirmeye başlamadan önce "Widget Şablonlarını Genişlet" seçeneğinin işaretli olduğundan emin olun. İlk olarak şablonun başında bulunan <-head-> etiketinden hemen sonra

<style>
<b:if cond='data:blog.pageType == "item"'>
span.fullpost {display:inline;}
<b:else/>
span.fullpost {display:none;}
</b:if>
</style>


kodlarını yapıştırın. Daha sonra <-data:post.body/-> etiketinden sonra

<b:if cond='data:blog.pageType != "item"'><br/><a expr:href='data:post.url'>Devamını okuyun...>></a>
</b:if>


kodunu ekleyin. Etiketini kolayca bulabilmek için şablondaki kodları CTRL+A ile seçin sonra da CTRL+F tuş kombinasyonu ile arama kutusunu açın ve "post.body" şeklinde arama yapın. Bunları yaptıktan sonra şablonunuzu kaydedin. Bundan sonra yazı yazarken görüntülenmesini istediğiniz yazıyı normal bir şekilde yazıp gizlemek istediğiniz kısmı <span class="fullpost">Gizlenecek yazı</span> etiketleri arasına yazmalısınız. Ancak çok önemli bir noktayı sizlere açıklamam gerekiyor. Bildiğiniz gibi kodlama mantığında etiketler içten dışa göre kapanır. Yani;

<span class="fullpost">....<span>....</span></span>

örneğine bakarsak ilk span etiketini en son <-/span-> etiketi kapatmıştır. Yazılarınızda da <span class="fullpost"> etiketini kullanırken bu kurala uymalısınız, aksi takdirde yazınızı böldüğünüz yerden görüntülemek yerine daha farklı görüntülemiş olursunuz. Bu sorun çoğunlukla yazılarınıza still uyguladığınızda başınıza gelir. Ne kadar çok still uygulanırsa bir o kadar span etiketi açılır kapanır.Uygulama da problemler yaşarsanız elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.


Yazının devamını okuyun...>>

Mynet Blog ve Etiket Bulutu

Mynet etiket bulutuKısa zaman önce blog hizmeti veren siteler arasına Mynet te katıldı. Ama ilgimi çeken blog hizmeti değil, Mynet Blog anasayfasında bulunan etiket bulutu oldu. İlk defa bu kadar güzel bir etiket bulutu gördüm. Gerçekten de adını hak ediyor. Fare ile etiketler üzerine gelindiğinde fare okuna en yakın olan etiket diğer etiketler arasından sıyrılıp öne çıkıyor. Etiketler sanki gökyüzündeymiş gibi bir etki oluşturulmuş. Siz de böyle etkileyici etiket bulutlarının olduğu siteleri biliyorsanız paylaşmaktan çekinmeyin. Kısaca anlatmak gerekirse Mynet Blog (Beta)'nın çalışma mantığı diğer blog servisleri ile aynı. Ancak önemli bir fark ile aradan sıyrılıyor. Çünkü, Mynet blogunuzun görüntülenme sayısına göre size para ödüyor.

Sitede yapılan açıklamaya göre:

Mynet Blog'da 30 gün içerisinde en çok okunan ve oyu 5 üzerinden 3'ün üzerinde olan 10 blog'un sahibine 100 YTL kazanıyor. Mynet Blog, içeriğinizin tanıtımını blog severlere yaparak kendi markanızı oluşturmanıza yardım ederken, bir yandan da para kazanmanızı sağlar.


Yazının devamını okuyun...>>

Son Yorumlar